Post-truth çağda yeni medyada gerçeklik: Bireylerin yeni medya okuryazarlığı ve epistemolojik inançları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İletişim Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEM YÜCETÜRK
Danışman: Onur Akyol
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İnsanların kişisel değer ve düşüncelerinin gerçeklik olarak kabul edildiği ve rasyonel akıl yürüterek gerçeğe ulaşma çabasına ihtiyaç duyulmayan Post-Truth çağda insanlar inançları, duyguları ve hassasiyetleri doğrultusunda yeni medya araçlarının gücünü kullanarak kendi gerçekliğini üretme, yayma ve kabul ettirmeyi amaçlamaktadır. Medyada üretilen her haber içeriği ideolojik ya da ticari bir amaç doğrultusunda oluşturulur. Bu doğrultuda insanların fikir ve kanaatlerini belirlemeyi amaçlayan yeni medya aktörleri dezenformasyon ve sahte haber gibi pek çok yöntemi kullanmaktadır. Her ne kadar devletler çeşitli önlemler alarak vatandaşlarını bu olumsuz atmosferden korumaya çalışsa da yeni medya araçlarını günlük hayatının önemli bir parçası haline getiren insanlar için medyanın olumsuz etkisinden korunmak giderek zorlaşmaktadır. Editoryal bir denetimden geçen kitap, gazete, radyo ve televizyon gibi geleneksel kitle iletişim araçlarının aksine İnternet aracılığıyla herkesin istediği şekilde, istediği konuda, istediği gönderiyi bir bilgi kılığında dolaşıma sokabilme yetisine kavuşması hangi bilgilerin güvenilir olup olmadığını ayırt etmek için daha fazla emek harcanmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla hakikat ötesi çağda, yeni medya ekosisteminde yer alan kullanıcıların yeni medya okuryazarlığı becerilerine sahip olması çok daha önem kazanmaktadır. Haber doğrulama platformları hakikate ulaşma amacında olan insanlara yardımcı olmaya çalışsa da kutuplaşma atmosferinin giderek yükseldiği bir ortamda bilgi kaynaklarına olan güvensizlik de artmaktadır. Bu sebeple insanların hakikate ulaşmalarını engelleyen bilişsel önyargılarının farkına varabilmeleri ancak yeni medya okuryazarlığı becerilerini geliştirmeleri ile mümkün olabilir. Bu çalışmada farklı demografik özelliklere sahip 528 üniversite öğrencileri maksimum çeşitlilik örneklem yaklaşımı benimsenerek çalışmaya dahil edilmiştir. Nicel bir araştırma deseni olan İlişkisel Tarama Modeli kullanılarak katılımcıların yeni medya okuryazarlığı ve yeni medyaya özgü epistemolojik inanç düzeyleri incelenmiştir. Veriler yorumlanırken post truth çağın geleceğine yönelik tahminlere, yol açabileceği toplumsal tehditlere ve bu tehditleri azaltmaya yönelik çabaların verimliliğine ilişkin çıkarımlar yaparak, sorunun çözümüne ilişkin öneriler hazırlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca tez kapsamında elde edilen bulgulara göre, katılımcıların "eğitim durumu, gelir durumu, yaşanılan yer, günlük internet kullanım süresi" gibi değişkenlerle arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Post Truth, Yeni Medya, Yeni Medya Okuryazarlığı, Post-Modernizm, Sahte Haber.