Muhammed B. Korkmaz'ın 'Nesrü'l-Cümân Min Fethi'r-Rahmân' Adlı Eserinin Tahkiki Ve İncelenmesi (Mâide Sûresinin Başından A'raf Sûresinin Sonuna Kadar)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölüm, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Arapça

Öğrenci: Mohamad ALYASIN

Danışman: Ziyad Ravaşdeh

Özet:

Bu çalışma, Mâide suresi, Enam suresi ve A'raf suresinin bütünüyle tefsirini kapsayan bir el yazmasının ve incelenmesini içermektedir. Eserin yazarı 9. Yüzyılın alimlerinden olan Muhammed b. Korkmaz el-Nasiri el-Aktamiri el-Çerkesî elKahirevi el-Hanefi’dir (ö. 882/1478). Burcî Memlûk hanedanlığı döneminde Mısır'da yaşamış (827-923/1382-1517), şiir ve edebiyatla tanınmıştır. Ayrıca şer’i ilimlerde ve tıp, kimya, astronomi, harf ve talih ilimleri gibi bazı kozmik bilimlerde alimdir. Öne çıktığı konulardan birisi Kurân tefsiridir. Bu tefsirini ise temelde, şeriat ve dil umumiyetlerine muvafık olmasıyla beraber zahirinin aksine, tasavvuf ehline zahir olan işaretlerden yola çıkarak Kurân’daki bazı ayetleri tefsir eden işâri tasavvufî yöntemler üzerinden tasnif etmiştir. b. Korkmaz, Kurân'ı Kurân'la, Kurân'ı hadisle tefsir etmiştir. Müellif tefsirini, “Fethü'r-Rahman fi Tefsir'il-Kurân” adlı ilk eserinden alıntılar yaparak özetlemiş ve özelleştirmiş, bunu da kendi mukaddimesinde ifade etmiştir. Ancak kullandığı ifadeler gösteriyor ki “Fethü'r[1]Rahman”dan daha çok “Te'vilatü'n-Necmiyye” adlı kaynağa dayanmıştır ve bu kitap yazar Necmeddin Kübra'ya aittir (ö. 618/1221). Fatiha suresinden Nas süresine kadar tefsiri boyunca düzenli bir metodoloji izlemiş ve tefsirini dört bölüme ayırmıştır. Surelerin ayetlerini tematik bir biçimde ayırıp her bölüme seci başlıklar vermiştir. b. Korkmaz, her ayet grubunun tefsirini ayrı ayrı, kısa, öz ve belagati yüksek bir üslupla tefsir etmiştir. Özellikle seci yöntemini kullanarak yazdığı metnin birçok yerinde şiirlerini eklemiştir. Tefsirinde, vaaza, öğüte, takvaya, ihlasa ve salih amellere teşvik etmeye odaklanmıştır. Bununla birlikte vecd ve ilahi aşk konularına da vurgu yapmıştır. Bu üslup, işâri tasavvufî tefsirlerin bir örneği olup kullandığı ayrıcalıklı beliğ üslubu ile bu tefsire katmıştır. Bu el yazısının değerini Yazının değeri, müfessirin bulunan tefsir nüshasını kalemiyle yazmasıdır, bulunan iki nüshayı yazarın kendi el yazısıyla oluşturmuş olmasıdır. Bu nüshalardan yalnızca tahkikte kullanılmıştır. Zira diğer nüsha, ele alınan ilgili kısmı içermemektedir. Bu tahkik III çalışması, üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde müfessirin hayatı, ilmî faaliyetleri ve eserleri ele alınmaktadır. İkinci bölümde tahkik yaptığımız nüshanın özellikleri, tahkik yaparken kullandığımız metot anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise tahkiki yapılan kısım bulunmaktadır, bu bölümde, Nesrü’l-Cümân’ın, tahkik/edisyon-kritik kaidelerine uygun, sağlam bir metnini oluşturmaya çalışacağız.