Bazı Bitki Lektinlerinin Tiroid Kanseri Üzerinde Antitümoral ve Antimetastatik Etkilerinin Araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Aylin Sancaklı
Danışman: Engin Kaptan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Değişmiş ya da anormal glikozilasyon, çeşitli patolojik süreçlerde sık görülen bir olgudur. Ancak bilimsel kanıtlar, bu durumun kanser hücrelerinin evrensel bir yönü olduğuna işaret etmektedir. Bu olgu glikan sentez yolağındaki bazı onkogenlere cevaben uyarılan glikoziltransferaz ve glikozidaz gibi enzimlerin ekspresyonlarındaki değişikliklerden kaynaklanmaktadır. Yapılan bu çalışmada, insan tiroid kanser hücre hattı olan TPC-1 hücrelerinin yüzeyindeki siyalik asit ve fukoza ait terminal glikozidik fenotipin belirlenmesi ve hücre yüzeyinin bu fenotipe özgü lektinlerle maskelenmesiyle tümoral ve malignant karakterdeki değişikliklerin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada, papiller tip tiroid kanser hücre hattında lektin histokimya ve lektin blotlama teknikleri kullanılarak hücre yüzeyindeki glikan zincirlerinin terminal α-2,3, α-2,6 siyalik asit ve α-1,6 fukoz bakiyelerindeki değişiklikler gösterilmiştir. Ayrıca, hücreler belirli konsantrasyonlarda, saptanan glikan bakiyelerine spesifik olarak bağlanma kapasitesine sahip Maackia amurensis aglutinin (MAL), Sambucus nigra aglutinin (SNA), Aleuria aurantia lektin (AAL) gibi lektinlerle muamele edilmiştir. Lektinlerle muamele edilen hücrelerin tümörijenik özellikleri WST-1 hücre canlılık testi kullanılarak, malignant kabiliyetlerindeki değişiklikler ise yara iyileşme testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde ettiğimiz bulgular, normal tiroid epitel hücre soyu olan Nthy-ori 3.1 hücreleriyle kıyaslanmıştır. TPC-1 hücrelerinin yüzeyinin normal hücrelerinkine kıyasla α-2,3 siyalik asit ve α-1,6 fukoz bakiyelerince zengin olduğu saptanmıştır. Hücrelerin α-2,3 siyalik asite özgü MAL lektine maruz bırakılmasının hücre çoğalmasını teşvik edici yönde etki gösterdiği saptanmış, normal hücrelere ise herhangi bir etkisinin olmadığı gözlenmiştir. Bununla birlikte, MAL ile muamele edilen TPC-1 hücrelerinin yayılıcı karakterininin arttığına işaret etmiştir. SNA ve AAL maruziyeti TPC-1 hücrelerinin çoğalmasında belirgin etkiler ortaya çıkarmamasına rağmen, 48 saat SNA maruziyeti ve AAL maruziyeti normal tiroid hücrelerinde çok belirgin bir toksisiteye neden olmuştur. Ek olarak, hem SNA ve hem de AAL maruziyeti TPC-1 hücrelerinin yayılımcı karakterini destekleyici bir etki sergilemiştir. Sonuç olarak, çalışmamızda papiller tiroid kanser hücre hattı olan TPC-1 üzerindeki etkilerini incelediğimiz lektinlerin papiller kanser soyunun proliferatif ve malignant karakterini destekleyici yönde etkiler ortaya koymuştur. Bu bulgular, anti kanser özellikleriyle son yıllarda ön plana çıkan lektinlerin hücre çeşidine ya da hücre yüzeyinde farklılaşan glikan motifin bağlı bulunduğu moleküle göre farklı özellikler sergileyebileceğine işaret etmektedir. Bu nedenledir ki sindirim sistemindeki proteolitik süreci aşarak kan dolaşımına geçebilen bu maddelerin kanser hücreleriyle olan ilişkilerinin iyi anlaşılması gerekmektedir. Bununla birlikte, bulgularımız, bu ve buna benzer özelliğe sahip olabilecek lektinleri içeren bitki besin kaynaklarının çiğ olarak tüketilmemesi yönündeki bir önerinin ortaya konmasını destekleyecek bir niteliğe sahiptir.