Ülkemiz içsuları ve denizleri genetik ve tür çeşitliği bakımından büyük bir potansiyele sahiptir. Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi ile çevrili olan ve Marmara Denizi gibi iç denize sahip olan ülkemizde birçok tür üremek ya da beslenmek amacı ile deniz ve akarsular arasında geçiş yaparak her iki ortamı da belli bir süre kullanmaktadırlar. Göç eden balıklar için akarsu, deniz ve göllerin sağlıklı su kalitesine sahip olması büyük önem taşımaktadır. Bu alanlarda ortaya çıkan su kalitesi kayıpları ya da fiziksel müdahaleler göç eden balıkların popülasyonu, üremesi ve stokların devamlılığını sürdürmesi üzerinde kalıcı tahribatlar yapmaktadır. Özellikle sanayileşmenin getirdiği ihtiyaçlar nedeni ile 1950’li yıllardan itibaren ortaya çıkan enerji ihtiyacının temini amacı ile akarsular üzerine yapılan barajlar ve hidroelektrik santralleri göç eden balıklar üzerinde geri dönülemez tahribatlar yaratmaya başlamıştır. Başta mersin balıkları, yılan balıkları ve alabalık türleri olmak üzere birçok türün üreme ve gelişmesi baskılanmış, bazı türler tamamen ortadan kalkmıştır. Zaman zaman dereler üzerinde kurulan ve balıkların ekolojik istekleri göz önüne alınmadan inşa edilen yapıların balık göçleri üzerinde oluşturacağı zarar öngörülenden bile büyük olabilmektedir. Geri dönüşü olmayan ve biyoçeşitlilik üzerinde kalıcı hasarlar oluşturan uygulamalar ancak bilimsel altyapısı olan yaklaşımlar ile çözülebilir. Özellikle içsularda yumurtlama göçü yapan balıkların bu tip faaliyetlerden olumsuz etkilendiği ve giderek yumurtlama yerlerinin tahribi nedeniyle bu canlıların neslinin tehlike altına girdiği anlaşılmıştır. Bu amaçla son yıllarda balıkları üreterek doğal ortamlarına salınması ve göçlerinin izlenmesi ile ilgili araştırmaya dayalı projeler bilim insanlarının ilgisini çekmeye başlamıştır. Yapılan çalışmalarda içsularımızda toplam 368 balık türü tespit edilmiş, bunlardan 153 tanesi endemik tür olarak kaydedilmiş, 5 türün ise tamamen ortadan kaybolduğu rapor edilmiştir. Denizlerimizde ise 500’ün üzerinde balık türü kaydedilmiştir. Yapılan bu çalıştay ile yapımı tamamlanmış ya da planlanan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallerinin etkinlikleri, diğer ülkelerde yapılan uygulamalar, eksiklikler ve çözüm önerileri bilimsel bir platformda tartışılma olanağı bulmuştur. İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından düzenlenen bu çalıştay konusunda uzman yerli ve yabancı bilim insanlarının katılımları ile gerçekleştirilmiştir. Çalıştaya katılımlarınız ve ilginiz için teşekkür ederiz.
Saygılarımızla,