Mikroplastiklerin Penis Ereksiyonu Üzerine Etkileri: Yeni Etiyolojik Faktör


Dursun M.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2025 - 2027

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Araştırma Projesi
  • Başlama Tarihi: Ekim 2025
  • Bitiş Tarihi: Nisan 2027

Proje Özeti

Mikroplastikler (MP’ler), 5 mm’den küçük sentetik polimer parçacıkları olup, son yıllarda insan dışkısı, kan,

plasenta ve akciğer gibi dokularda tespit edilmiştir. Yakın zamanda penis dokusunda da çeşitli mikroplastik

türleri gösterilmiş, ancak bu partiküllerin her birinin patolojik etkileri henüz aydınlatılamamıştır. Mevcut

güncel bilgiler, MP’lerin vasküler sistemde endotel hasarı, inflamasyon ve oksidatif stres yoluyla çeşitli

kronik hastalıklarla ilişkili olabileceği yönündedir. Ancak, bu etkilerin insan erkek ürogenital sistemine

yansımaları literatürde doğrudan ele alınmamıştır.

Bu projenin amacı, insan penis dokusunda MP varlığını ve türsel dağılımını saptamak ve bunların endotel

disfonksiyonu üzerinden erektil disfonksiyona (ED) katkı sağlayıp sağlamadığını araştırmaktır. Çalışmada,

penil protez cerrahisi sırasında elde edilen ED’li hasta dokuları ve kontrol örnekleri (n=20) histopatolojik,

immünohistokimyasal ve ultrastrüktürel yöntemlerle incelenecektir. Hücre kültürü ile mikroplastiklerin

dokudaki lokalizasyon tespiti için histokimyasal boyama denenecek, mikroplastiklerin tip tayini için Fourier

Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (FTIR) ve/veya Matriks Destekli Lazer Desorpsiyon/İyonizasyon –

Uçuş Zamanlı Kütle Spektrometrisi (MALDI-TOF-MS) kullanılacaktır. Ayrıca, hasta klinik verileri ile

mikroplastik yükü arasındaki ilişkiler değerlendirilecektir.

Bu çalışma, insanda penis dokusunda mikroplastik varlığı ile ED arasında olası nedensel ilişkileri ilk kez

araştırarak, çevresel maruziyetin erkek cinsel sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik özgün ve klinik olarak

anlamlı katkılar sunmayı hedeflemektedir. Ayrıca, ticari ürünlerde bazı mikroplastik türlerinin kullanımından

kaçınılması konusunda farkındalık yaratarak, insan sağlığının korunmasına yönelik önleyici stratejilerin

geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.