AVM TEDAVİSİNDE TOTAL VE TOTALE YAKIN ENDOVASKÜLER EMBOLİZASYON SONRASI CERRAHİ REZEKSİYON: 35 HASTALIK KLİNİK SERİNİN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ


Dölen D., Ahmadov T., Aydoseli A., Dolaş İ., Barburoğlu M., Can H., ...More

Türk Nöroşirurji Derneği Kongresi, Antalya, Turkey, 11 - 14 April 2019, pp.231

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.231
  • Istanbul University Affiliated: Yes

Abstract

Giriş ve Amaç: Serebral arteriovenöz malformasyonlar (AVM) nadir rast- lanan kompleks damarsal patolojilerdir. Mikronöroşirurjikal rezeksiyon, endovasküler embolizasyon ve radyoşirurji izole veya kombine olarak tedavi seçeneklerini oluşturmaktadır. Bu çalışmamızda, ameliyat öncesi endovasküler embolize edilen, ardından cerrahi rezeksiyon uygulanan 35 hastanın klinik ve radyolojik sonuçları retrospektif olarak incelenmiştir. Yöntem: Son 20 senede AVM tanısı ile tedavi edilmiş hastaların arşiv kayıtları tarandı. AVM tanısı ile önce endovasküler arkasından da cerrahi tedavi yapılmış olan toplam 35 hasta incelendi.

Bulgular: Tedavi edilmiş olguların 22’si erkek (%63) 13’ü kadındır (%37). Hastaların ortalama yaşı 33 olarak hesaplanmıştır. Hastaların başvuru semptomları arasında sıklıkla baş ağrısı (17 hasta,%48), motor defisit (5 hasta, %14), nöbet (10 hasta,%28) ve duyusal defisit (9 hasta,%25) bulunmaktadır. Nöbetle prezente olmuş AVM hastalarının ortanı literatür ile uyumludur (%20-35). Hastalarımızın 13’ü intraserebral/intraventriküler hematom ile prezente olmuştur (%37). Bu oran literatürde %40-50 olarak verilmiştir. İntraserebral hematom tanısı konulması ve AVM tedavisinin yapılması arasında geçen ortalama süre 46 gündür. İki hasta, hematom ile aynı gün içerisinde tedavi edilmiştir. Embolizasyondan sonra cerrahi yapılana kadar geçen ortalama süre 13 gündür. İki hasta embolizasyon sonrasında takiplerine devam etmeyip dört sene sonra opere olmuşlardır. Lezyonlar incelendiğinde; 9 lezyon frontal, 5 lezyon temporal, 8 lezyon oksipital, 5 lezyon parietal, 2 lezyon parietooksipital, 1 lezyon temporoparietal, 1 lezyon frontotemporal, 1 lezyon sağ serebellar, 1 lezyon retrobulber, 1 lezyon kallozal, 1 lezyon ise parasplenial yerleşimlidir. Hastaların lezyonları Spetzler-Martin Sınıflaması’na göre incelendiğinde 5 hastanın grade I, 14 hastanın grade II, 12 hastanın grade

III, 2 hastanın grade IV ve 2 hastanın grade V AVM’si olduğu saptanmıştır. Tedavi öncesine göre kıyaslandığında 21 hastanın nörolojik muayenesi stabil kalırken, 8 hastanın nörolojik muayenesinde tedricen kötüleşme izlenmiştir. Başvuru esnasında nörolojik muayenesi kötü, pupilleri fix dilate olan ve intraserebral hematom hacmi 160 cc olan bir hasta tedaviye rağmen exitus kabul edilmiştir. Hastaların tedavi sonrası takip süresi 1 yıl ile 4,5 yıl arasında değişmektedir. Toplam 22 hastanın kontrol Serebral DSA görüntülemelerinde rest ya da nüks dolum izlenmemiştir. Geri kalan hastaların takipleri Manyetik Rezonans Görüntüleme ile yapılmıştır. Tartışma ve Sonuç: Serebral AVM’ler nadir ve komplike vakalardır. İntraserebral hematom veya nöbet ile presente olabilirler. Tanıda altın standart Serebral Anjiografi’dir. İnsidental AVM’lerin tedavi algoritmaları tartışmalı olup üç tedavi yönteminin izole veya kombine kullanılması tercih edilebilir. Bu bağlamda, önce embolizasyon sonra cerrahi tedavi kliniğimizde tercih edilen bir tedavi planlanmasıdır. Sonuçlarımız, literatür ile uyumludur.

Anahtar Sözcükler: Arteriorvenöz malformasyon, endovasküler embolizasyon, mikronöroşirurji, intraserebral hematom