COVID-19 İlişkili Yeni Tanı Diyabet Olgularımızın Klinik ve Laboratuvar Özellikleri


Creative Commons License

DOĞAN E. E., RASULOVA N., HACİŞAHİNOĞULLARI H., YENİDÜNYA YALIN G., SOYLUK SELÇUKBİRİCİK Ö., GÜL N., ...More

43- Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi, Turkey, 18 May 2022

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • Country: Turkey
  • Istanbul University Affiliated: Yes

Abstract

GİRİŞ: COVID-19 enfeksiyonu ile insülin direncinde artış, doğrudan hepatosit hasarı, artan karşıt düzenleyici hormonlar, sitokin ve lipid salınımı ile hepatik glukoz üretimininde artış ortaya çıkmaktadır. Ek olarak inflamasyon, immobilizasyon, kas kaybı ve sitokin artışı da periferik glukoz kullanımını bozabilir. COVID-19 ile ilişkili sitokin fırtınasının oluşturduğu protrombotik durumla adacık mikrosirkülasyonunda bozulma ve SARS-CoV-2 virüsünün ACE2 reseptörü yoluyla pankreatik adacık hücrelerine girmesiyle β-hücre hasarı oluşabilmektedir. COVID-19 ilişkili aşılar da otoreaktif T hücrelerinin β-hücrelerine karşı otoimmünite kazandırması nedeniyle β-hücre hasarına yol açabilir.

AMAÇ: COVID-19 ilişkili yeni başlangıçlı diyabet olgularımızın ortak klinik bulgularının otoimmünite ile olan ilişkisinin belirlenmesi ve klinik seyirlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.

YÖNTEM: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp fakültesi Diyabet polikliniğimize COVID-19 enfeksiyonu ya da aşısı sonrasında diyabet tanısı ile başvuran Tip 2 Diyabetes Mellitus (DM) (n:9), Tip 1 DM (n:6) ve Erişkinde Latent Otoimmun Diyabet (LADA) (n:6) olmak üzere 21 olgunun (E:14, K:7) klinik ve laboratuvar özellikleri incelenmiştir.

BULGULAR: COVID-19 ilişkili diyabet olgularımızın 13’ ü COVID-19 enfeksiyonu sonrası, 8’ i aşı sonrası gelişmişti. Tip 2, Tip 1 DM ve LADA olarak sınıflandırdığımız hastaların yaş ortalamaları sırasıyla 45.5±13.8 yıl, 25.3±5.5 yıl, 45.6±13.8 yıl; beden kitle indeksleri ortalamaları ise sırasıyla 28.6±4.2 kg/m2, 21.1±2.3 kg/m2, 21.6±2.7 kg/m2 olarak izlendi. Ortalama HbA1c düzeyi % 12.2±2.9 olup diyabet tipleri arasında HbA1c ortalamaları açısından anlamlı bir fark görülmedi. Tanı anında iki olguda diyabetik ketoasidoz, altı olguda ise ketonüri tespit edildi. Diyabet semptomlarının COVID-19 enfeksiyonu, mRNA-(Pfizer-BioNTech) aşısı ve Sinovac aşısı sonrası sırasıyla ortalama 110.7, 78.8 ve 50.5 günde ortaya çıktığı görüldü. Diyabetin ortaya çıkış süresi açısından diyabet tipleri arasında anlamlı bir fark görülmedi (p=0.205) Tablo 2’de verilen 4 numaralı olgumuzun başlangıç c-peptit düzeyi düşük olmasına rağmen tedavi sonrası 134. günde HbA1c düzeyinin %6.1›e gerilesi ve kan şeker takiplerinin normale yakın seyretmesi üzerine tedavisinin kesilmesi kararı verilmiştir. 38 gün sonraki kontrolünde HbA1c düzeyi %5.7, c-peptit ise 1.55 ng/ml olarak remisyona girmiştir. Diğer olgularımızın takibi devam etmektedir.

SONUÇ: Adacık hücrelerinin SARS-CoV-2 tarafından ne derecede hasar gördüğü ve insülin sekresyonu üzerine olumsuz etkisinin kalıcı olup olmadığı henüz net değildir. COVID-19 ile ilişkili yeni başlangıçlı diyabetin mekanizmaları, diyabet gelişimi için risk faktörlerinin belirlenmesi, diyabetin hangi hastalarda kalıcı olup olmayacağını öngördüren faktörlerin belirlenmesi önemlidir.

Anahtar Kelimeler: COVID-19, Diyabetes Mellitus, Aşı