PANEL REAKTİF ANTİKOR (PRA) VE TEK ANTİJEN BONCUK (SAB) SONUÇLARININ KORELASYONU: TEK LABORATUVAR DENEYİMİ


Kıvanç D., Şentürk Çiftçi H., Çınar Ç., Oğuz F.

8. Ulusal Transplantasyon İmmünolojisi ve Genetiği Kongresi, Antalya, Türkiye, 14 - 17 Nisan 2022, ss.15

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.15
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Kan transfüzyonları, transplantasyon geçmişi ve gebelikler yoluyla insan lökosit antijenlerine (HLA) maruz kalınması, hastalarda anti-HLA antikor üretimi ile sonuçlanabilir. Transplantasyon öncesi alıcı serumlarında anti-HLA antikorlarının varlığı önemli bir risk faktörüdür. Alloantikor tespiti için hassas yöntemlerin geliştirilmesi, transplantasyonun klinik başarısında önemli bir ilerleme olmuştur. Anti-HLA antikorlarının saptanması için kullanlan testlerden tek antijen boncuk (Single Antigen Bead – SAB) testi genellikle spesifik Panel Reaktif Antikor (PRA) testleri ile saptanamayan antijenlerin tespit edilmesi veya hatalı saptanan antikorların elenmesi ve Donör Spesifik Antikor (DSA)’ların tespitinde kullanılır. Çalışmamızda son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) hastalarında SAB ve PRA tanımlama sonuçlarının korelasyonunu tespit etmeyi amaçladık.

Yöntem: İstanbul Tıp Fakültesi Doku Tipleme Laboratuvarı'nda 2017-2020 yılları arasında anti-HLA antikorları için test edilen 256 SDBY hastası (kadın/erkek,152/104) PRA ve SAB tanımlama testlerinin korelasyonu açısından geriye dönük olarak analiz edildi. Hastaların PRA tanımlama ve SAB testleri Luminex yöntemi (immucor) kullanılarak yapıldı. PRA ve SAB pozitiflik eşik değeri MFI ≥ 1000 olarak kabul edildi ve hastalar anti HLA antikorları mevcudiyetine göre PRA pozitif (MFI≥1000) (%78) ve SAB pozitif (%37.2) olarak sınıflandırıldı.

Bulgular: PRA (+) olan hastaların %39,6'sı ve SAB (+) olan hastaların %33,3'ünde DSA tespit edildi. MFI değeri yüksek DSA’ya sahip olan hastaların anti-HLA antikorlarının çoğunlukla A1 (MFI: 16913), A2 (MFI: 15715), B50 (MFI: 9207), B51 (MFI: 6000), DR15 (MFI: 20000), DR16 (MFI: 16350), DQ7 (MFI: 22700) ve DQ2 (MFI: 22400) antijenlerine karşı olduğu tespit edildi. PRA (+) hastalarının %20'sinde sadece sınıf I antijenleri, %40'ında yalnızca sınıf II antijenleri; %40'ında hem sınıf-I hem de sınıf-II antijenleri pozitif tespit edildi. PRA (+) hastalar MFI değerlerine göre 4 gruba ayrıldı (Grup-1: MFI <1000, Grup-2: MFI:1000-3000, Grup-3: MFI:3000-5000, Grup-4: MFI> 5000). PRA-sınıf-I (+) olan hastaların 106'sına SAB testi de uygulandı. Sınıf-I-SAB testi, MFI gruplarında yer alan hastaların sırasıyla %80, %83, %100 ve %98’inde pozitif olarak saptandı. PRA-sınıf-II (+) olan hastaların 160'ına SAB testi uygulandı ve sınıf II-SAB testi, MFI gruplarındaki hastaların sırasıyla %57,1, %54,5, %77,7 ve %89'unda pozitif olarak saptandı (Tablo 2) (Tablo 3).

Sonuç: Sonuçlarımız, hastalarda sınıf I antijenleri için MFI ≥ 3000 PRA pozitifliğinin (p:0,049), sınıf II antijenleri için ise MFI ≥ 5000 PRA pozitifliğinin (p:0,0001) SAB pozitifliği ile korele olduğunu göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: PRA, SAB, Böbrek Nakli, Anti-HLA Antikor