The Structural Transformation of Bilateral Trade Relations Between Germany and Turkey: Causes and Consequences


Creative Commons License

Tuncer Terregrossa N. , Karagöz Özenç F.

in: Turkish German Affairs from an Interdisciplinary Perspective, Nuroğlu,E.,Bayrak Meydanoğlu,E. S.,Bayraklı, Editor, Peter Lang Publishing, Inc., Berlin, pp.153-184, 2015

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Research Book
  • Publication Date: 2015
  • Publisher: Peter Lang Publishing, Inc.
  • City: Berlin
  • Page Numbers: pp.153-184
  • Editors: Nuroğlu,E.,Bayrak Meydanoğlu,E. S.,Bayraklı, Editor

Abstract

The aim of the present study is to identify, quantify, and explain the changing pattern of bilateral trade flows between Germany and Turkey from 1993 to 2013. One noteworthy facet of this relationship is production sharing in which Turkish firms become increasingly integrated in global production chains, and German firms establish assembly bases and production platforms for outsourcing activities. Production sharing gives rise to the emergence of new forms of trade such as parts and components (O&C) trade and vertical intra-industry trade (VIIT). The present study focuses on commodity groups in which production sharing is expanding globally, as well as between Germany and Turkey. These commodity groups are classified under HS84-92. Following the methodology in Fontagné & Freudenberg (1997), the study assesses the relative importance of one-way trade and intra-industry trade in bilateral flows between Germany and Turkey. It is found that German-Turkish trade flows are dominated by one-way trade. As of 2013, in 93% of one-way trade between the two countries, Germany's exports exceed Turkey's exports. The sduty also reveals that there is a marked rise in P&C trade, and that VIIT is the dominant trade type in this category. The motor vehicles industry is by far the largest category in both final goods and P&C trade, and is concentrated in a few commodities. The study also finds that in VIIT flows, Turkey specializes in low unit value products while Germany specializes in products with high skill content.

Bu çalışmanın amacı 1993-2013 yılları arasında Almanya ve Türkiye arasındaki iki yönlü ticaret akışlarının değişen biçimleri belirlemek, ölçmek ve açıklamaktır. Bu ilişkinin bir dikkate değer yönü, Türkiye'deki firmaların giderek uluslararası değer zincirlerine eklemlendikleri ve Alman firmaların dış kaynak kullanımları için monaj üsleri ve üretim tesisleri kurduğu üretim paylaşımıdır. Üretim paylaşımı, parça ve aksam ticareti ve dikey endüstri içi ticaret gibi yeni ticaret biçimlerine sebep olmaktadır. Bu çalışma üretim paylaşımının küresel olarak yayıldığı ve Türkiye-Almanya örneğinde de benzer bir durumun ortaya çıktığı ürün gruplarına odaklanmaktadır. Bu ürün grupları HS84-92 arasındaki ürünleri içermektedir. Fontagné ve Freudenberg (1997)'de yer alan metodolojiyi kullanarak, bu çalışmada, Almaya veTürkiye arasındaki tek yönlü ve iki yönlü ticaret akışlarının göreli önemi değerlendirilmektedir. Türkiye ve almanya arasındaki ticaret akışlarının ağırlık olarak tek yönlü ticaret biçimine sahip olduğu ve 2013 itibariyle bu tek yönlü ticaret akışlarında Almanya'nın ihracatının Türkiye'nin ihracatını geçtiği tespit edilmiştir. Ayrıca parça ve aksam ticaretinin giderek arttığı ve bu ticaret akışlarında dikey endüstri içi ticaret biçiminin baskın olduğu tespit edilmiştir. Motorlu taşıtlar endüstrisi, açık arayla, parça ve aksam ticareti ve dikey endüstri içi ticarette öne çıkan ürün kategorisidir ve ticaret bu kategori içerisinde de bir kaç üründe yoğunlaşmıştır. Çalışmada ayrıca Türkiye'nin düşük birim değere sahip ürünlerde, Almanya'nın ise yüksek birim değere sahip ürünlerde uzmanlaştığı tespit edilmiştir.