Ziya Gökalp’i Tersinden Okumak: Sabahattin Beyci Bireyci-Liberal Eleştiri


Creative Commons License

Akyurt M. A.

Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, cilt.26, ss.121-134, 2024 (TRDizin)

Özet

Türk sosyoloji tarihçiliğinde Ziya Gökalp ile Sabahattin Bey arasında inşa edilen karşıtlık siyasal/toplumsal açıdan vatansever – vatan haini, milliyetçi – kozmopolitist, merkeziyetçi – ademimerkeziyetçi, otoriter – liberal/demokrat, Türkçü – Batıcı, toplumcu – bireyci, devletçi – toplumcu, sol Kemalist – sağ Kemalist, zora – rızaya dayalı toplumsal reform, yukarıdan – aşağıdan modernleşme yanlısı gibi; bilimsel/yöntemsel açıdansa teorik – ampirik, artzamanlı (tarihsel) – eşzamanlı, Durkheimcı – Le Playci gibi ikiliklerle ilişkilendirilir. Bu yorumların bir kısmı Gökalp ya da Sabahattin Bey taraftarları tarafından eleştiri ya da savunma amacıyla geliştirilmişse de bu iki kutbu birer ana renk olarak kullanarak bir Türk sosyoloğunun hangi açıdan hangisine yakın olduğunu tespit etmek de yaygın bir yaklaşım olmuştur. Sabahattin Bey’in takipçisi sayılan Tahsin Demiray ve Hilmi Ziya Ülken gibi tekil isimlerin Gökalp eleştirilerine dair birkaç yazı bir kenara, Sabahattin Bey ve takipçilerinin gözünden Gökalp’in nasıl göründüğüne dair bütünsel bir resim ortaya konmuş değildir. Nitekim bu araştırma Batıcılar içinde yer alan “Sabahattin Beyci” grubun Gökalp eleştirilerine odaklanmakta; başta Sabahattin Bey’in kendi metinleri olmak üzere; Mehmet Ali Şevki Sevündük, Selahattin Demirkan, Tahsin Demiray ve Nezahat Nurettin Ege gibi kendi beyanlarına göre Sabahattin Bey taraftarlarının yanı sıra Hilmi Ziya Ülken, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Nurettin Şazi Kösemihal, Cahit Tanyol ve Cavit Orhan Tütengil gibi, üçüncü kişiler tarafından Sabahattin Bey’e daha yakın konumlandırılan entelektüellerin metinlerinde açık ve örtük Gökalp eleştirilerinin izini sürmeyi hedeflemektedir. Çalışmada Sabahattin Bey’in takipçilerinin önemli ölçüde Gökalp’in görüşlerine yaklaştıkları fakat özellikle bireycilik vurgusundan, dönüştürerek de olsa, vazgeçmedikleri iddia edilmektedir.

In the historiography of Turkish sociology, the antagonism constructed between Ziya Gökalp and Sabahattin Bey is associated with political/social dichotomies such as patriot vs. traitor, nationalist vs. cosmopolitanist, centralist vs. decentralist, authoritarian vs. liberal/democratic, Turkist vs. Westernist, collectivist vs. individualist, statist vs. society centered, left Kemalist vs. right Kemalist, social reform based on coercion vs. consent, modernization from above vs. from below. In scientific/methodological terms, it is associated with dichotomies such as theoretical - empirical, diachronic (historical) - synchronic, Durkheimian - Le Playian. While some of these interpretations were developed by supporters of Gökalp or Sabahattin Bey for defensive or offensive purposes, it has also been a common practice to use these two poles as primary markers to determine which figure a Turkish sociologist aligns with more closely. Aside from a few articles on the criticism of Gökalp by individual figures such as Tahsin Demiray and Hilmi Ziya Ülken, there is no holistic picture of how Gökalp was seen through the eyes of Sabahattin Bey and his followers. As a matter of fact, this research aims to trace explicit and implicit criticisms of Gökalp in the texts of Sabahattin Bey's supporters. The study argues that Sabahattin Bey's followers came closer to Gökalp's views to a considerable extent, but did not abandon the emphasis on individualism, albeit in a transformed form.