Türkiye’de Kadın Göçmen İşçilerin Durumunun ‘Emek-Sermaye Çatışmasında’ Yeniden Değerlendirilmesi


Creative Commons License

Şahin Ç.

Çalışma ve Toplum, vol.4, no.59, pp.2155-2192, 2018 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 4 Issue: 59
  • Publication Date: 2018
  • Title of Journal : Çalışma ve Toplum
  • Page Numbers: pp.2155-2192

Abstract

Abstract: This paper presents a labour-capital conflict oriented critical analysis of the oppression, violence and exploitation that the ‘female migrant labour’ suffers as a reflection of the fact that ‘the capitalist system exploits the most disadvantaged the most’, studying particulary the circumstances of Turkey. First, the study gives an extensive study of the relevant literature and, through a discussion of the books, articles and various reports, it analyses the said labourcapital conflict and exploitation especially in relation to the exploitation of the female migrant labour, drawing also attention to the gradually increasing number of migrants. In the capitalist system, the capital can control the rise in the wages and thus can keep the cost of labour at a minimum level by dividing labour, establishing hierarchical relations among different forms of labour and dividing the working class. The paper discusses, within the context of the particular circumstances in Turkey, how the migrant labour is controlled and exploited through neo-liberal migration politicies, how the oppression on and exploitation of labour increase as paralel to the increase in the disadvantages, how this oppression and exploitation reach the highest level within the context of the ‘female migrant labour’, which is the most disadvantaged labour after that of child labour. Also, the paper underlines the fact that although workers are being categorized as migrant, female and male workers and treated accordingly, it is only the capitalist system itself which is responsible for and takes advantage of the division of and competition among the male-female as well as native-migrant labour. Finally, the paper concludes that it is not possible for the male labour or for the female migrants’ labour to be rescued from being put into competition with one another and be thus exploited and for them to be liberated unless they are rescued from the oppresive control of capitalism.

Keywords: Work, Labour-Capital Conflict, Migrant Labour, Theories of Labour, Migrant Policy, Female Migrant Labour 

Öz: Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de ‘emek-sermaye çatışmasında’ kadın göçmen işçilerin karşı karşıya kaldığı şiddet, baskı ve sömürünün, kapitalist sistemde ‘en dezavantajlı konumda bulunan emeğin en fazla sömürülmesi’ perspektifinden yeniden değerlendirilmesidir. Çalışmada konuya ilişkin önemli bir literatür taraması yapılmakta; kitap, makale ve çeşitli raporlar üzerinden, söz konusu çatışma ve sömürü ilişkisi, günümüzde artan göçmen sayısına da dikkat çekilerek, özellikle ‘kadın göçmen emeği’ üzerindeki yoğun sömürü ilişkisi bağlamında ele alınmaktadır. Kapitalist sistemde, işçi sınıfının önemli bir parçası olan göçmen emeği, dezavantajlı konumundan dolayı farklı emek biçimleri arasında hiyerarşik ilişkiler kurup emeğin ayrıştırılması ve işçi sınıfının bölünmesinde sıkça kullanılmaktadır. Sermaye bu rekabetten faydalanarak hem emek maliyetlerini asgari düzeyde tutabilmekte hem de işçi sınıfını daha kolay kontrol edebilmektedir. Makalede, neo-liberal göç politikaları vasıtasıyla göçmen emeğinin nasıl kontrol altına alındığı, sömürüldüğü, dezavantajlar arttıkça emek üzerindeki bu kontrol, baskı ve sömürünün nasıl çoğaldığı konusu, çocuk emeğinden sonra en dezavantajlı konumda bulunan ‘kadın göçmen emeği' üzerinden ve özellikle Türkiye’ye özgü koşullarda, uygulamadaki çelişkiler yoluyla anlatılmaktadır. Ayrıca çalışmada, göçmenlik, kadınlık ve erkeklik konumlarına göre işçiler çeşitli biçimlerde kategorize edilseler ve bu doğrultuda değerlendirilmeye alınsalar dahi, kadın-erkek, yerli-göçmen emeği ayrışması ve rekabetinden, emeğin her türlü hiyerarşik kategorileştirme ve çatıştırılmasından esas sorumlu olanın ve çıkar sağlayanın sermaye olduğu vurgusu ilgili kısımlarda gerekli görüldükçe yapılmaktadır. Son kertede çalışmada, kapitalist hegemonyadan ve sermaye kontrollü bir sistemden bağımsız bir yapı oluşmadan, ne kadın, ne erkek ne göçmen emeğinin, yani bütünüyle işçi sınıfının özgürleşmesinin ve haklarına kavuşmasının mümkün olmadığı sonucu elde edilmektedir. 

Anahtar sözcükler: Çalışma, Emek-Sermaye Çatışması, Emek Kuramı, Göçmen Politikası, Kadın Göçmen Emeği