Gutenberg Galaksisinden Meta Evrenine: Üçüncü Kuşak İnternet, Web 3.0


Creative Commons License

Arvas İ. S.

Academic Journal of Information Technology, vol.13, no.48, pp.53-70, 2022 (Peer-Reviewed Journal)

Abstract

The rapid development of internet technology has led to the digitization of daily practices of real-life day by day. The digitization of socialization has gained momentum, especially after Web 2.0, which is called the second generation internet. Both individual and social life have undergone transformations in the past with the invention of mass media such as the printing press and television. Today, these transformations have become dynamic within the constantly updated structure of internet technology. This situation causes almost all internet users to feel excited and curious about the next transformation. Nowadays, how the internet after Web 2.0 will affect people's lives remains on the agenda. In particular, the spread of cryptocurrencies built on the blockchain gives clues about the possible transformation of the internet. The possibility that blockchain technology will be the next generation of the internet is increasing. In addition, metaverse projects, which are based on the logic of open-world action games, are expected to gain important functionality together with the Covid-19 pandemic. Every day, a new metaverse project is added to the current ones prepared accordingly. In particular, the relationship between NFTs (Non-Fungible Tokens) developed on blockchain technology and metaverse projects significantly shapes the predictions about Web 3.0, the new generation of the internet. In addition to all these, the preparations of existing technology companies and social media platforms related to these developments seem to become a struggle for existence.

Birinci kuşak internet olarak anılan Web 1.0’ın tek yönlü iletişim ortamı kısa sürede yerini Web 2.0’ın etkileşimli dairesel iletişimine bırakmıştır. Araştırmacıların birçoğu Web 2.0 üzerinde geliştirilen Semantik webin internetin yeni kuşağı olacağını ileri sürmüşlerdir. Ancak 2008 yılında, paranın aracısız transferi arayışının sonucu olarak ortaya çıkan blokzinciri ağı, internetin tüm geçmiş kuşaklarını unutturacak gelişmelerin habercisi olmuştur. Bitcoin’in mucidi Nakamoto’nun “peer to peer network” çalışması ile World Wide Web’in mucidi Berners-Lee’nin “mind to mind” hayali arasında gizli bibliyografik bir bağ kurulabilir. Nitekim Web 3.0 ile ilgili gelişmeleri bu bağlamın üzerinde ele almanın tutarlı olacağı anlaşılmaktadır. Bilgisayarların birbirine bağlanması ve veri transferi için bir merkezin varlığına olan ihtiyacı ortadan kaldıran blokzinciri ağı, beraberinde internetin yeni enstrümanlarının doğuşuna da zemin hazırlamıştır. Meta evreni projeleri de bunların en bilinenlerindendir. Meta evreni projelerinin ileride blok zinciri ağı üzerine taşınması söz konusu projeleri merkeziyetsiz bir yapıya büründürecektir. Bu durumda mevcut büyük teknoloji şirketlerinin ve sosyal medya platformlarının yüz milyarlarca Dolarlık gelirlerinden olma ihtimalleri de bulunmaktadır. Şu sıralar deneme aşamasında olan meta evreninde varlık gösterme çabalarının birçoğu da şüphesiz elenecektir. Bunların başında gerçek dünyanın kopyasını meta evrenine taşıyarak insanlara, gerçek dünyada başkalarına ait olan yerleri pazarlama kurnazlığı gelmektedir. Bu durum tanınmış Türk dolandırıcı Sülün Osman’ın İstanbul Boğaz Köprüsünü satma hikayesini çağrıştırmaktadır. Meta evreni kuşkusuz özgün ve gerçek dünyanın ötesinde olmalıdır.