Tedarikçinin Alacak İddiası ve Alıcının “Nitelikli Dolandırıcılık” Savunması: Bir Dava İncelemesi


Creative Commons License

Erdal M.

Satınalma Dergisi, cilt.14, sa.160, ss.21-27, 2026 (Hakemsiz Dergi)

Özet

Tedarikçi / taşeronların sektördeki devamlılığı alıcıların yüksek kalite, miktar (ölçek), teslimat ve maliyet beklentilerine uygun cevap verebilme yeteneklerine bağlıdır. Tedarikçilerin müşterilerinden beklentisi ise ödemelerin zamanında yapılmasıdır. Kısaca tahsilat güvenilirliğidir. Nakit akışı, istihdam, hammadde, fason/taşeron zinciri ve operasyonel sürdürülebilirlik vb. her şey bunun üzerine kurulur. Hemen her zaman alıcının tedarikçisinden beklentileri tartışılır fakat alıcının yükümlülükleri üzerinde pek durulmaz. 

Aşağıda yer alan uyuşmazlıkta tedarikçi, alıcı şirkete karşı alacak iddiasını ileri sürerken; alıcı şirket ise ödeme yükümlülüğünü “nitelikli dolandırıcılık” iddiası üzerinden tartışmaya açmaktadır. Bu dosyayı özellikle önemli buluyorum; çünkü tartışmayı yalnızca “tedarikçi–alıcı anlaşmazlığı” düzeyinde bırakmıyor. Alıcının teslim alma, kayıt/defter, mutabakat, iç denetim ve kanıt yönetimi gibi yükümlülüklerini de görünür kılıyor. İki tarafın iddialarını, stratejik hedeflerini ve bu olaydan çıkarılması gereken kurumsal dersleri her zamanki yaklaşımımla adım adım değerlendireceğim.