KISASÜ'L-ENBIYÂ TERCÜMESİNDE BİRLEŞİK FİİLLER I


BUDU M.

Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, cilt.0, sa.50, ss.79-96, 2020 (ESCI, TRDizin) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 0 Sayı: 50
  • Basım Tarihi: 2020
  • Dergi Adı: Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI), TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.79-96
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Hayır

Özet

XI. yüzyıl ve sonrasında Orta Asya'dan Anadolu'ya göç eden Türk boyları kendileriyle birlikteedebî geleneklerini de beraberinde getirmişlerdir. Böylece Anadolu'da Oğuz şivesine dayalı yeni biryazı dili gelişmeye başlamıştır. Aynı zamanda Arapçadan ve Farsçadan tercümeler başlamıştır. Budönemde mesnevi, Kur'an tercümeleri, siyer, fıkıh, tezkiretü'l-evliya, tasavvufla ilgili metinler,siyasetnameler, tıp vb. alanlarında birçok eser tercüme edilmiştir. Böylece bu dönem, Türk dili ve kültürtarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Her ne kadar bu dönemde Arapçadan ve Farsçadan tercümeyoluyla eserler verilse de, bu tercümelerde yabancı unsurların fazla karışmadığı bir dönem olmuştur.Türkçenin dönemlerine bakıldığında, söz varlığı içinde yer alan isim, sıfat, edat gibi kelimelerde yabancıunsurlu kelimeler de bulunmaktadır. Buna karşı bu dönemlerde fiiller hep millî bir görüş sergilemiştir,hatta yabancı kökenli kelimeler Türkçe eklerle fiilleştirilerek kullanılmıştır. Türkçede binlerce yabancıkelimenin isim kökenli olduğu hâlde fiil alış verişi olmadığını söylenebilir. Ayrıca geniş anlamimkânlarıyla, zaman ve eylem çeşitleriyle dile son derece zengin ifade imkânı vermektedir. Buçalışmada, XV. yüzyılın sonlarına doğru Farsçadan tercüme yoluyla meydana getirilmiş Ebû İshâkİbrâhîm b. el-Mansûr b. Halefi'l-Müzekkir en-Nisâbûrî'nin Kısasü'l-Enbiyâ adlı eserdeki birleşik fiillerüzerinde durulacaktır. Özellikle Türkçe kelimelerle kurulan esas anlamı korumuş birleşik fiiller,karmaşık fiiller ve tasvir fiilleri ele alınacaktır.
The Turkish Tribes who migrated from Central Asia to Anatolia in the XI. century also brought their literary traditions along with them. Thus, a new writing language based on Oghuz Accent began to develop in Anatolia. Moreover, translations from Arabic and Persian have begun. During this period, various works in the fields of masnavi, Quran translations, Siyar, Fiqh, the tadhkiratu’l-avliyâ, Siyasatnama, medicine, etc. were translated. Thus, this period was a turning point in the history of Turkish language and culture. Although works were presented through translated versions from Arabic and Persian, it was a period in which foreign elements did not get highly involved in these translations.When the periods of Turkish are examined, there are also words with foreign elements in words such as name, adjective, preposition included in the existence of words. In contrast, verbs always revealed a national stance in these periods and even foreign origin words were used by verbalizing with Turkish suffixes. From this point of view, it is possible to note that Turkish language is extraordinarily rich in terms of verbs as a word type. The combined verbs in the translation of Abû Ishâk İbrâhîm b. al-Mansûr b. Halefi'l-Müzesikkir an-Nisâbûrî's Qisas al Anbiyâ from Farsi language at the end of XV. century will be addressed in the study. The combined verbs keeping the basic meaning composed of Turkish words, complex verbs and depiction verbs will be discussed