Tonal Harmony - 1


Savaş M.

Müzik Eğitimi Yayınları, Ankara, 2024

  • Publication Type: Book / Textbook
  • Publication Date: 2024
  • Publisher: Müzik Eğitimi Yayınları
  • City: Ankara
  • Istanbul University Affiliated: No

Abstract

Klasik Batı müziğini diğer müzik türlerinden ayıran en temel özelliklerden biri armoniye verilen önemdir. Başka bir ifadeyle Klasik Batı müziğindeki eserler aynı anda çalınan ya da söylenen birden çok sesten meydana gelmektedir. Elbette eşliksiz solo flüt ya da keman için bestelenmiş eserlerdeki gibi istisna durumlar da vardır ancak bunlarda bile kulağın kolaylıkla fark ettiği armonik bir ima söz konusudur.

Diğer müzik gelenekleri ise genel olarak ister solo, ister topluluk için olsun, müziğin armonik yapısından çok diğer özelliklerine odaklanır. Böyle müziklerdeki asıl odak noktası ritim ya da melodik çeşitlemelerdeki incelikler olabilir.

Klasik Batı müziğinde armoni bu kadar önemli olduğuna göre onu tanımlamaya çalışmak da yerinde olacaktır. Armoni iki ya da daha fazla sesin aynı anda çalınması/söylenmesi sonucunda ortaya çıkan sestir ve müziğin yatay haldeki elemanlarının birleşiminden meydana gelen dikey halidir.

Her ne kadar bu kitabın konusu armoni ve armoninin küçük örnekleri diyebileceğimiz akorlar olsa da armoniyi meydana getiren asıl şeyin müzik hatları/melodiler olduğu, bunun tersinin söz konusu olmadığı bilinmelidir.

Armoninin de türleri vardır ve bu kitabın öncelikli konusu genellikle tonal armoni olarak adlandırılan türdür. Bu terim, yaklaşık 1650–1900 yılları arasında bestelenmiş olan müziklerin armonik üslubundan söz eder ve Vivaldi, Bach, Handel, Haydn, Mozart, Beethoven, Schubert, Schumann, Wagner, Brahms, Çaykovski gibi bestecileri ve onların çağdaşlarını kapsar.

Günümüzün popüler müzikleri de (en azından büyük çoğunluğu) tıpkı Bach’ın müziği gibi tonal armoni temelindedir ve bu her iki müzik türün çok sayıda ortak noktası olduğu anlamına gelir. Öncelikle, her ikisi de tek bir perdenin çekim merkezi (tonik/eksen) işlevi gördüğü ilkeyi kullanır. İkincisi, her ikisi de hemen hemen sadece majör ve minör dizileri kullanır. Üçüncü olarak, her ikisi de yapısal olarak üçlü aralıklardan meydana gelen beşli ve yedili akorları kullanır. Dördüncü ve belki de en önemlisi, her ikisinde de majör ve minör dizinin farklı sesleri/dereceleri üstüne kurulan akorların birbiriyle oldukça karmaşık bir ilişkisi vardır.

Her bir akorun belli bir tonalite içinde az çok standart bir görevi ya da işlevi yerine getirme eğilimi olduğundan tonal armoniye bazen işlevsel armoni

 

 

de denir. Akorlar arasındaki bu ilişkilerin ayrıntıları kitapta ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Elbette tonal armoni sadece 1650–1900 arasındaki dönemle sınırlı değildir. 1650 yılından çok önce gelişmeye başladığı ve günümüzde de var olduğu bilinmelidir. Buna göre tonal armoninin neden 1900 yılı ile sınırlandırıldığı sorulabilir? Bunun cevabı 1900’lü yıllardan başlayarak ister “sanatsal” ister “popüler” müzik olsun, bestecilerin tonal armoniden çok tonal olmayan armoni ile ilgilenmiş olmalarıdır. Yine de bu, tonal armonin bu tarihlerden sonra var olmadığı anlamına gelmez. Ayrıca tonal olan her müziğin de işlevsel armoni temelinde olmadığı bilinmelidir.

Tüm bu açıklamalar ışığında bir ton merkezi olan, majör ve minör diziler temelinde bestelenmiş, üçlülerden oluşan akorları hem birbiriyle hem ton merkezi ile çeşitli ilişkiler sergileyen bir müziğin tonal armoni ilkeleriyle bestelendiği söylenebilir.

Tonal armoni kendi içinde tarihsel süreçteki gelişimine de koşut olarak diyatonik ve kromatik armoni olarak ikiye bölündüğünden bu kitap da iki cilt olarak tasarlanmıştır. Buna göre birinci cildi oluşturan bu yayında diyatonik armoni konuları, gelecekte yayınlanması planlanan ikinci ciltte ise kromatik armoni konuları ele alınmıştır.

Tonal armoni ilkelerinin kolaylıkla açıklanması ve pratik uygulama imkanı sunması amacıyla kitapta çok sayıda armonizasyon ve analiz örneği sunulmuştur. Bu örneklerin çoğu tonal müzikte sık karşılaşılan vokal ve çalgı müziği türlerinden seçilmiştir. Kavramların çoğu dört partili koral yazısı ile örneklenmiş ve açıklanmış olsa da farklı piyano yazısı örnekleri de çalışmaya dahil edilmiştir.

Kitapta ayrıca her konunun sonunda kendi kendine pratik yapabilmek için “Çalışma” başlığı altında çok sayıda akor kurma,  armonizasyon ve armonik analiz gibi çalışmalar sunulmuştur.