Depresyon Tedavisinde Safranın Gücü
26. Bitkisel İlaç Hammaddeleri Toplantısı, İstanbul, Türkiye, 9 - 12 Eylül 2026, ss.126, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.126
- İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Safran (Crocus sativus L.), 3.000 yılı aşan köklü geçmişiyle Asurlulardan günümüze ulaşan; hem tıbbi hem de kültürel açıdan stratejik öneme sahip değerli bir bitkidir [1]. Bitkinin içeriğinde yer alan krosin, krosetin, safranal ve pikrokrosin; antioksidan, antienflamatuvar, nöroprotektif ve antikanser gibi çok yönlü biyolojik aktiviteler sergilemektedir [2,3]. Son yıllarda, safranın bu özellikleri majör depresif bozukluk tedavisinde dikkat çekici bir odak haline gelmiştir. Safranın antidepresan aktivitesi; sinaptik aralıkta serotonin, dopamin ve norepinefrin geri alımının inhibe edilmesi, beyin türevli nörotrofik faktör (BDNF) üretiminin artırılarak nöroplastisitenin desteklenmesi, nöroenflamasyonun baskılanması ve hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseninin modülasyonu gibi çoklu nörobiyolojik mekanizmalara dayanmaktadır [4]. Randomize, çift-kör klinik çalışmalarda günlük 30 mg safran kullanımının; fluoksetin, sitalopram, sertralin ve imipramin gibi standart sentetik antidepresanlarla eşdeğer düzeyde klinik iyileşme sağladığı kanıtlanmıştır [5]. Terapötik dozlarda (30 mg/gün) oldukça geniş bir güvenlik aralığına sahip olan safran, standart antidepresanlarda sıkça görülen cinsel işlev bozukluğu, sedasyon, kabızlık ve ağız kuruluğu gibi antikolinerjik yan etkilere neden olmamakta ve hasta uyumunu önemli ölçüde artırmaktadır [5]. Sonuç olarak, tarihsel kullanımı güçlü farmakolojik verilerle desteklenen safran, klinik depresyon tedavisinde yan etki profili düşük, güvenilir ve etkili bir doğal alternatif sunmaktadır.