İSKELETSEL SINIF III MALOKLUZYONA SAHİP HASTANIN ORTODONTİ VE ORTOGNATİK CERRAHİ İLE TEDAVİ EDİLMESİ
19. Uluslararası Türk Ortodonti Derneği Sempozyumu, İstanbul, Türkiye, 1 - 04 Kasım 2025, ss.545-546, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.545-546
- İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
PB-074 İSKELETSEL SINIF III MALOKLUZYONA SAHİP HASTANIN ORTODONTİ VE ORTOGNATİK CERRAHİ İLE TEDAVİ EDİLMESİ
Elif Erelel1, Hatice Bahçe Memiş1, Beyza Demir1, Evren Öztaş2, Gülnaz Marşan1 1İstanbul Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ortodonti Anabilim Dalı 2Kent Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ortodonti Anabilim Dalı
AMAÇ: Bu vaka raporunun amacı, takvim yaşı 14 yıl 6 ay, iskeletsel yaşı 16 yıl olan ve şiddetli iskeletsel Sınıf III maloklüzyona sahip bir kadın hastaya uygulanan ortodontik ve ortognatik cerrahi tedavi sürecini ve elde edilen klinik sonuçları sunmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Kliniğimize “Dişlerim birleşmiyor, alt çenem önde” şikâyetiyle başvuran kadın hastanın ailesinde benzer çene ilişkisi bozukluklarına rastlanmıştır. Klinik ve radyolojik değerlendirmede hastada mandibuler prognatiye bağlı iskeletsel Sınıf III maloklüzyon, dikey büyüme paterni ve total sirküler çapraz kapanış saptanmıştır. Yüz profili konkav olup; üst dudakta retrüzyon (retrocheilie superior) ve alt dudakta belirgin protrüzyon (procheilie inferior) izlenmiştir. İntraoral muayenede bilateral kanin ilişkisinin Sınıf III olduğu belirlenmiştir. Sefalometrik analiz bulguları şiddetli iskeletsel Sınıf III ilişkisini desteklemektedir (Wits: -12,8 mm; ANB açısı: -4°). Cerrahi öncesi ortodontik hazırlık sürecinde sabit ortodontik apareyler ile seviyeleme ve hizalama gerçekleştirilmiş, dental dekompanzasyon sağlanarak üst ve alt kesici dişlerin inklinasyonları ideal konumlarına getirilmiştir. Ortognatik cerrahi girişim genel anestezi altında uygulanmıştır. Le Fort I osteotomisi ile maksilla 5 mm anterior yönde ilerletilmiş ve 2 mm intrüze edilmiştir. Mandibulada ise bilateral sagittal split ramus osteotomisi (BSSRO) gerçekleştirilerek 4 mm’lik posterior yönlü hareket (setback) sağlanmıştır. Cerrahi sonrası ortodontik tedaviye devam edilerek oklüzal stabilite ve ideal interdijitasyon sağlanmış, tedavi debonding ile sonlandırılmıştır. BULGULAR: Uygulanan ortodontik ve cerrahi tedavi sonucunda iskeletsel ve dental uyum başarıyla sağlanmış, yumuşak doku profilinde belirgin estetik iyileşme elde edilmiştir. Hastanın yüz profili ve gülümseme estetiğinde anlamlı düzeyde pozitif değişiklik gözlemlenmiştir. SONUÇ: Ortognatik cerrahi, büyüme ve gelişimini tamamlamış, dentofasiyel deformiteye sahip bireylerde, ortodontik tedavi ile birlikte planlandığında iskeletsel ve dental uyumsuzlukların kalıcı ve etkili bir şekilde düzeltilmesini mümkün kılan multidisipliner bir yaklaşımdır. Bu tedavi yöntemi, çeneler arası iskeletsel ilişkinin yeniden düzenlenmesi, fonksiyonel iyileşmenin sağlanması ve yüz estetiğinin optimize edilmesi açısından başarılı sonuçlar sunmaktadır.