Hakkımızda

Metrikler

Yayın

14

Sinekkaya Mağarası Bursa ili Orhaneli ilçesinde yer almaktadır. Mağaradaki kazı çalışmaları Bursa Müzesi Müdürlüğü Başkanlığında, İstanbul Üniversitesi Antropoloji Bölümünden Doç. Dr. Berkay Dinçer'in bilimsel danışmanlığında 2023 yılında başlamıştır. 

Bu kazılar Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Antropoloji Bölümünde Doç. Dr. Serkan Şahin ve Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu ile işbirliği içinde yürütülmektedir. 

Sinekkaya Mağarası bu bölgedeki en önemli Paleolitik mağaradır. 


Sinekkaya Mağarası (Orhaneli, Bursa) hakkında bilgiler

1. Sinekkaya Mağarası’nın Önemi

Paleolitik Çağ, insanlık tarihinin en uzun evresi olmasına karşın, Türkiye'deki araştırmalar ne yazık ki bu dönemin uzunluğuyla orantılı bir yoğunluğa ulaşamamıştır. Anadolu, bir kıtalararası köprü rolü üstlenmesine rağmen, özellikle Kuzeybatı Anadolu Paleolitiği, 2000’li yılların ortalarına kadar neredeyse hiç bilinmemektedir. 

Bursa'nın Orhaneli ilçesinde yer alan Sinekkaya Mağarası ise, ana göç rotalarından uzak ve bugün bile nüfus yoğunluğu olmayan bir bölgede bulunmaktadır. Sinekkaya Mağarası’nın Paleolitik dönemlerde bir sığınak olarak kullanılmış olabileceği düşünülmektedir. Özellikle, son 100 bin yılda Homo sapiens’in yayılımı sırasında Neandertaller gibi diğer insan türlerinin çekildiği son sığınaklardan biri olabileceği düşüncesiyle mağarayı kritik bir araştırma alanı yapmıştır. Sinekkaya Mağarası Paleolitik yaşam için hayati önem taşıyan su (Oba Deresi) ve çakmaktaşı kaynaklarına yakın bir konumdadır.

Sinekkaya Mağarası, bir fay hattı üzerinde gelişmiş, yaklaşık 100 metrekare iç alana sahip, küçük bir mağaradır. Dar, uzun ince yaklaşık 2x6 metrelik bir girişten sonra genişleyen mağara, bu fiziksel yapısı sayesinde içeride stabil bir mikro iklim yaratmaktadır. Bu durum, günümüzde mağara içi sıcaklığın yaz aylarında dahi dışarıdan 10 derece kadar daha düşük kalmasını sağlamıştır.  Bu sayede mağarada eski DNA’nın (aDNA) korunması için elverişli koşullar olduğu düşünülmektedir.

2. Araştırma Tarihçesi 

Sinekkaya Mağarası, Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN başkanlığındaki Bursa İli ve Çevresi Yüzey Araştırması ekibi tarafından 2009 yılında keşfedilmiştir.  Sonradan tespit edildiği kadarıyla mağarada 2011-2013 yılları arasında defineciler tarafından mağaranın ortasında yaklaşık 9 metre uzunluğunda, 4,5 metre genişliğinde ve yaklaşık 4 metre derinliğinde devasa bir çukur kazılarak kültürel dolguları tahrip edilmiştir. 2023 yılında Bursa Müzesi Müdürlüğü başkanlığında başlatılan ilk iki yıldaki kazılarda, özellikle definecilerin izlerini gizlemek amacıyla mağara içinde bıraktıkları yaklaşık 13 ton atık dolguyu sistematik olarak elemek ve bu malzeme içindeki kültürel varlıkları kurtarmak hedefine odaklanmıştır. Çalışmalarda üç boyutlu fotogrametrik modelleme kullanılarak tahribatın boyutları belgelenmiştir. Sinekkaya Mağarası kazıları 2025 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı kararlı olarak İstanbul Üniversitesinden Doç. Dr. Berkay DİNÇER’in başkanlığında sürdürülmektedir. 

3. Tabakalanma ve Buluntular

Kurtarma kazılarının ilk iki sezonunda (2023-2024) elde edilen bulgular, defineci tahribatının oluşturduğu X birimi adı verilen karışık dolgudan gelmesine rağmen, mağaranın barındırdığı dolguların anlaşılması açısından önemli bilgiler sunmaktadır.

Sinekkaya Mağarası'ndaki arkeolojik dolguların büyük bir kısmının Orta Paleolitik Dönem’e, özellikle de Orta Paleolitik Dönem’in sonlarına (yaklaşık 100.000-50.000 yıl arasına) ait olduğu anlaşılmıştır. Orta Paleolitik Dönem’e ait yontmataş buluntular çok sayıdadır ve bunların içinde Levallois tekniği ile üretilmiş çok sayıda uç ve kenar kazıyıcı içermektedir.

Mağaranın bilimsel önemini artıran buluntular ise, Üst Paleolitik döneme geçiş sürecini temsil eden ülkemiz ve bu bölge için nadir buluntulardır. Sayıca az olmakla birlikte, Gravettien uç, Dufour dilgiciği gibi tipik buluntular vardır. Tahrip edilmiş dolgulardan gelse de özellikle Gravettien uç ülkemiz açısından önemlidir. 

Sinekkaya Mağarası’nın üst dolgularında, oldukça az yoğunlukta Neolitik Dönem’e ait buluntular mevcuttur. Bunlar Fikirtepe kültürü ile ilişkilendirilen Neolitik Çağ seramikleri (MÖ 6400) ve çok daha az sayıda Roma Dönemi seramiği tespit edilmiştir. Bunlar da mağaranın bu dönemlerde en azından ziyaret edilmiş olduğunu göstermektedir. 

Sinekkaya Mağarası, yalnızca insan iskanı için değil, aynı zamanda Pleistosen döneminde yaşamış yırtıcı hayvanlar için de bir sığınak işlevi görmüştür. Zoolojik analizler, bugün için soyu tükenmiş olan pek çok türe ait kalıntıların mağarada olduğunun anlaşılmasını sağlamıştır. 

Bunların başında mağara aslanı ve mağara ayısı ve mağara sırtlanı gelir.  Mağara ayısına ait dişler, el ve topuk kemiklerinin yoğunluğu, bu hayvanların postlarının (kürklerinin) kullanılmak üzere insanlar tarafından mağaraya getirilmiş olabileceğini düşündürür ancak henüz yeterli kanıt yoktur.

Daha soğuk iklim dönemlerini işaret eden önemli bir tür olan Rengeyiği de bölgenin faunası içinde tespit edilmiştir.

Sinekkaya Mağarası, Balkan Mousterieni (Balkan Orta Paleolitiği) teknolojisinin Kuzeybatı Anadolu'ya kadar ulaştığını göstermektedir. Bu bulgular, Türkiye’nin sadece bir geçit yolu (koridor) değil, aynı zamanda farklı Paleolitik teknolojilerin ve toplulukların etkileşim ve kaynaşma bölgesi olduğunu kanıtlamaktadır.

2025 yılı kazı çalışmaları 2024 yılında başlanan geniş alandaki kazının sürdürülmesinin yanında tabakalanmayı anlamak açısından bir sondajın da açıldığı yıl olmuştur. Burada -150cm derine kadar bir derinliğe ulaşılmıştır. Anakayaya ulaşılmamıştır. Bu haliyle mağarada şimdilik üç jeolojik katmanın olduğu, in situ Paleolitik dolguların esasen 2 ve 3. Jeolojik katmanlarda bulunduğu açığa çıkarılmıştır. 

4. Sonuç ve Gelecek Perspektifleri

Sinekkaya Mağarası, defineci tahribatının yarattığı tahribata rağmen, Bursa Müze Müdürlüğü başkanlığında başlayan kazılarla Türkiye Paleolitik araştırmaları açısından önemli bir buluntu yeri haline gelmiştir. Bu kazı, büyük göç yollarının dışında kalan izole toplulukların yaşam mücadelesini ve bu bölge ile tüm Türkiye’nin Paleolitik Çağ’daki kültürel çeşitliliğini ortaya çıkarma potansiyeli taşımaktadır. Henüz bilimsel sonuçlara ulaşılmak için erkendir ancak mağaranın potansiyeli ilk üç yıldaki çalışmalarla teyit edilmiştir. 

Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı olarak devam eden çalışmaların temel hedefleri şunlardır:

Tabakalı Dolgulara Ulaşmak: Defineci tahribatını tamamen temizleyerek, in situ (yerinde) Orta ve Üst Paleolitik tabakalara ulaşmak.

Multidisipliner Analizler: Mağaranın stabil mikro ikliminden faydalanarak aDNA çalışmaları gerçekleştirmek ve böylece bölgede yaşamış olan canlı türleri (insan türleri dahil) ve paleoçevre hakkında kesin veriler elde etmek.

Bölgesel Kronoloji: Anadolu ve Balkanlar arasındaki Orta-Üst Paleolitik geçiş döneminin teknolojik ve kültürel dinamiklerini anlamak ve Kuzeybatı Anadolu Paleolitiği’nin kronolojisini kesinleştirmek.