"Senyör'ün Son Saati" (Şiirler) - Yazar: Volkan Hacıoğlu • Kitaba adını veren şiir, poetik bir Das Kapital okuması üzerine kurulu. 𝘋𝘢𝘴 𝘒𝘢𝘱𝘪𝘵𝘢𝘭 (1867) adlı eserinde Metaların Metamorfozunu, Plâton'un Formlar Felsefesi ile açıklayan (Plâton'un Fikirler [İdea'lar] Teorisi, diğer adıyla Formlar Felsefesi, nihaî hakikatin, şeylerin gerçek özünü temsil eden, Formlar veya Fikirler [İdea'lar] olarak adlandırılan değişmez ve zamansız soyut varlıklardan oluştuğunu öne sürer) Alman iktisatçı, sosyolog ve filozof Karl Marx'ın artı-değer kavramını kuramsal düzlemden pratik hayata aktardığı alegorik hikâye aynı zamanda işçilerin on altı saatlik iş gününden sekiz saatlik iş gününe geçilmesi için verdikleri mücadelenin tarihsel zeminini oluşturuyor. Poetik plânda alternatif bir Das Kapital okuması, şiirde "Senyör'ün Son Saati"ni Shakespeare'in "Venüs ile Adonis" adlı şiirinden esinlenen metaforik yorumla sürek avında ölümü çağrıştıran farklı bir şekilde düşünmemize yol açıyor. Şiirde geçen "hayalet kelime" ["ghost word"] kavramı, sözlüklerde herhangi bir dizgi hatasından dolayı yer alarak yanlış bir şekilde referans gösterildiği halde gerçekte var olmayan fakat sırf o sayede itibar kazanıp dolaşıma giren kelimeleri ifade etmek için ilk defa on dokuzuncu yüzyılda İngiliz filoloji profesörü Walter William Skeat tarafından kullanılmıştır. Gerçek şiir aslında bu türden hayalet kelimelerle kurulur. Diğer bir anlatımla, hayalet kelimeler gerçek şiirin kurucu öğeleridir. Estetik yanılsamanın hakikat bahsinde, şiirin kendine has hayalet kelimeleri vardır. Sözlük anlamları haricinde sadece bir şiirde geçtikleri için itibar kazanan hayalet kelimeler estetik hakikati dile getirirler. Kitabın giriş bölümünde T. S. Eliot'un şiirin temel estetik tabiatını özetlediği bir pasaj bulunuyor: "Şiir duyguları salıvermek değil, duygulardan kurtulmaktır; kişiliğin ifadesi değil, kişilikten sıyrılmaktır. Fakat, elbetteki, ancak bir kişiliğe ve duygulara sahip olanlar duygulardan kurtulmak ve kişilikten sıyrılmak istemenin ne anlama geldiğini bilirler." ~ T. S. Eliot, Gelenek ve Bireysel Yetenek (1919)


Hacıoğlu V.

  • Sanat Alanı: Sahne Sanatları
  • Eserin Türü: Dramatik Metin Yazımı
  • Eserin Niteliği: Özgün Eser
  • Eserin Tanımı: "Senyör'ün Son Saati" (Şiirler) - Yazar: Volkan Hacıoğlu • Kitaba adını veren şiir, poetik bir Das Kapital okuması üzerine kurulu. 𝘋𝘢𝘴 𝘒𝘢𝘱𝘪𝘵𝘢𝘭 (1867) adlı eserinde Metaların Metamorfozunu, Plâton'un Formlar Felsefesi ile açıklayan (Plâton'un Fikirler [İdea'lar] Teorisi, diğer adıyla Formlar Felsefesi, nihaî hakikatin, şeylerin gerçek özünü temsil eden, Formlar veya Fikirler [İdea'lar] olarak adlandırılan değişmez ve zamansız soyut varlıklardan oluştuğunu öne sürer) Alman iktisatçı, sosyolog ve filozof Karl Marx'ın artı-değer kavramını kuramsal düzlemden pratik hayata aktardığı alegorik hikâye aynı zamanda işçilerin on altı saatlik iş gününden sekiz saatlik iş gününe geçilmesi için verdikleri mücadelenin tarihsel zeminini oluşturuyor. Poetik plânda alternatif bir Das Kapital okuması, şiirde "Senyör'ün Son Saati"ni Shakespeare'in "Venüs ile Adonis" adlı şiirinden esinlenen metaforik yorumla sürek avında ölümü çağrıştıran farklı bir şekilde düşünmemize yol açıyor. Şiirde geçen "hayalet kelime" ["ghost word"] kavramı, sözlüklerde herhangi bir dizgi hatasından dolayı yer alarak yanlış bir şekilde referans gösterildiği halde gerçekte var olmayan fakat sırf o sayede itibar kazanıp dolaşıma giren kelimeleri ifade etmek için ilk defa on dokuzuncu yüzyılda İngiliz filoloji profesörü Walter William Skeat tarafından kullanılmıştır. Gerçek şiir aslında bu türden hayalet kelimelerle kurulur. Diğer bir anlatımla, hayalet kelimeler gerçek şiirin kurucu öğeleridir. Estetik yanılsamanın hakikat bahsinde, şiirin kendine has hayalet kelimeleri vardır. Sözlük anlamları haricinde sadece bir şiirde geçtikleri için itibar kazanan hayalet kelimeler estetik hakikati dile getirirler. Kitabın giriş bölümünde T. S. Eliot'un şiirin temel estetik tabiatını özetlediği bir pasaj bulunuyor: "Şiir duyguları salıvermek değil, duygulardan kurtulmaktır; kişiliğin ifadesi değil, kişilikten sıyrılmaktır. Fakat, elbetteki, ancak bir kişiliğe ve duygulara sahip olanlar duygulardan kurtulmak ve kişilikten sıyrılmak istemenin ne anlama geldiğini bilirler." ~ T. S. Eliot, Gelenek ve Bireysel Yetenek (1919)
  • Araştırma Alanı: Kıta felsefesi, Analitik felsefe, Çağdaş felsefe, Modern felsefe, Epistemoloji, Felsefe Tarihi, Estetik, Fenomenoloji, Hermenetik, Sosyal ve Beşeri Bilimler, Felsefe, İktisat, İktisadi Tarih ve İktisadi Düşünceler Tarihi, Dil ve Edebiyat, Batı Dilleri ve Edebiyatları, Doğu Dilleri ve Edebiyatları, Karşılaştırmalı Edebiyat, Dilbilim, Sanat, Sahne ve Görüntü Sanatları, Sahne Sanatları, Tiyatro, Oyunculuk, Güzel Sanatlar
  • Basım Tarihi: 01.01.2024