Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Murat Birdal
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu tez siyasi kurumlar ve doğrudan yabancı yatırımlar arasındaki ilişkiyi tarihsel bir bakış açısıyla ele almaktadır. Akademik ve popüler yazın ağırlıklı olarak demokratik rejimlere sahip ülkelere daha fazla doğrudan yabancı yatırım girişi olacağını öne sürmektedir. Bunun bir sebebinin demokratik rejimlerde bulunan denge mekanizmaları, diğerinin de bu rejimlerdeki hükümetlerin halk desteği için yabancı yatırımlara duyduğu ihtiyaç olduğu iddia edilmiştir. Bu tezde öncelikle uluslararası yatırımlardaki dalgalanmaların arkasında küresel koşulların belirleyici olduğu öne sürülmektedir. Sermaye hareketliliğinin artması için, merkez ülkelerdeki yapısal koşullar sermaye ihracı ihtiyacını dayatmalı ve hegemonik bir güç uluslararası ekonomik faaliyetin kurallarını belirleyerek diğer ülkelerce uygulanmasını sağlamalıdır. Hegemonik istikrarın oluştuğu durumlarda yatırımlar artıp çevre ülkelere doğru genişlemektedir. Ülkelere özgü koşullar bu aşamada anlamlı hale gelmektedir. Fakat burada da rejimin demokratik veya otoriter karakteri belirleyici role sahip değildir. Demokrasiye özgü olduğu düşünülen mekanizmaların otoriter rejimlerde de ortaya çıkabildiğine yönelik bulgular göz önüne alındığında, yatırım ortamını belirleyen koşulların siyasi rejimin niteliğiyle değil, siyasi istikrar ile ilişkili olduğu ortaya çıkmaktadır. İstikrarlı bir siyasi yapı yatırım ortamının belirsizliğini azaltır. Siyasi yapının istikrarsız olduğu, kuralların öngörülemez bir şekilde değiştiği durumda belirsizlik yüksek olacak, yatırımların beklenen kârlılığı düşecektir. Tezde doğrudan yabancı yatırımların küresel ölçekte uzun dönemli bir analizi yapılarak hegemonik istikrarın rolü gösterilmiştir. 1970-2023 dönemine odaklanan ekonometrik analiz gelişmekte olan ülkelerde demokrasinin anlamlı bir etkisini göstermezken, iktidar değişimlerinin yatırımları caydırdığını kanıtlamaktadır. Az gelişmiş ekonomilerde ise otoriter rejimlerin daha çok doğrudan yabancı yatırım girişine yol açtığı görülmüştür. Türkiye'nin uzun dönemli analizi ise gelişmekte olan bir ülkede doğrudan yabancı yatırım rejiminin küresel döngülerden nasıl etkilendiğini ve siyasi istikrarın nasıl bir rol oynadığını göstermektedir. Hegemonik istikrarın oluştuğu dönemlerde Türkiye gibi diğer ülkeler de yatırım rejimlerini serbestleştirmişlerdir. İstikrarlı bir siyasi yapıya sahip oldukları durumlarda ise yüksek yatırım girişlerine sahne olmuşlardır. Tezde, küresel ekonominin uzun dönemli analizi, son küreselleşme dönemine odaklanan ülkelerarası analiz ve örnek vaka olarak Türkiye'nin uzun dönemli analizi, sermayenin küresel istikrarın sağlandığı dönemlerde hareketlendiğini ve serbest sermaye rejiminin kurallarını hayata geçiren, istikrarlı ülkelere yöneldiğini göstermektedir.