OBSTETRIK BRAKIAL PLEKSUS PARALIZISINDE GEÇ DÖNEM ÖNKOL RESTORASYONU


Doç. Dr. HAYRİ ÖMER BERKÖZ

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Türker Özkan

Tezin Onay Tarihi: 2007

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Obstetrik brakial pleksus paralizisi en dramatik doğum komplikasyonlarından biridir. Erken dönemde yoğun fizik tedavi ile takip edilen hastaların çoğunda yeterli düzelme sağlanmasına rağmen, yaklaşık % 10 vakada yaş ilerledikçe paraliziye sekonder kontraktür ve kemik deformitelerinin de tabloya katıldığı ağır sekeller gelişir.

Genel olarak cerrahi girişimler ikiye ayrılabilir, bunlar genellikle 18 aydan önce gerçekleştirilen primer sinir cerrahisi ve çoğunlukla 2 yaşından sonra gerçekleştirilen kas gevşetme ve tendon transferleri ile karakterize palyatif girişimlerdir. Primer sinir cerrahisi sonrasında her zaman tam bir iyileşme beklenmemekte ve bu hastalar ileriki yaşlarda bazı sekellerle karşımıza çıkmaktadırlar.

Geç dönem obstetrik brakial pleksus paralizisi (takip süresi en az 10 ay) olan 83 hastaya önkol ve el fonksiyonunun arttırılması amacı ile 243 prosedür uygulandı. Geç dönem önkol sekelleri lezyon bölgelerine göre dirsek, önkol, el bileği, parmaklar ve başparmak olmak üzere 5 grupta incelendi. Buna göre 14 hasta dirsek, 48 hasta önkol, 50 hasta el bileği, 18 hasta parmaklar ve 49 hasta ise başparmak deformitelerinin restorasyonu için opere edildi. Geç dönem obstetrik paralizi sekellerinde sıklıkla aynı hastada birden fazla (1-4 arası) bölgede sorun mevcuttu. Uygulanan girişimler tendon transferleri ve tenodezler gibi yumuşak doku prosedürleri ile el bileği artrodezi ve çeşitli osteotomiler gibi kemik prosedürlerini kapsamaktaydı.

Özellikle önkol supinasyon deformitesini düzeltmek amacıyla kendi geliştirdiğimiz brakioradialis rerouting pronatoplasti tekniğini kullandık. Sonuçta aktif pronasyon hareketinde ortalama 63,5°’lik bir kazanç elde ettik. Ayrıca total aktif hareketteki ortalama 53,2°’lik kazanç bu prosedürün önkol fonksiyonelliğine olan katkısını göstermektedir.

Elde ettiğimiz sonuçlar ışığında primer cerrahi tedavi şansını kaçırmış veya primer cerrahi tedavi sonrası üst ekstremite fonksiyonlarında yeterli düzelme sağlanamamış hastalarda, geç dönem önkol sekellerine yönelik palyatif cerrahi girişimler ile tatmin edici düzeyde fonksiyonel ve postüral düzelme elde edilebileceği kanısındayız