Tamiri Mümkün Olmayan Masif Rotator Manşet Yırtıklarında Artroskopik Süperior Kapsüler Rekonstrüksiyon ve Ters Omuz Artroplastisi Sonuçları: Eşleşmeli Grupların Prospektif Karşılaştırılması
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Ali Erşen
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Amaç: Tamiri mümkün olmayan masif rotator manşet yırtıklarının tedavisi günümüzde tartışmalı bir konudur. Tanımlanmış biyolojik ve biyolojik olmayan tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Biyolojik bir tedavi seçeneği olan süperior kapsüler rekonstrüksiyon prosedürü ile iyi sonuçlar elde edildiği son dönemde bildirilirken, ters omuz artroplastisi ile de iyi sonuçlar alındığı literatürde mevcuttur. Çalışmanın amacı tamiri mümkün olmayan masif rotator manşet yırtığı ve erken evre artropati (Hamada 1-2) mevcut hastalarda, bu iki tedavi seçeneğinin klinik ve fonksiyonel sonuçlarının karşılaştırılmasıdır.
Hastalar ve Yöntem: Çalışma eşleştirilmiş grupların prospektif karşılaştırılması şeklinde planlandı. Mayıs 2016 – Mayıs 2020 tarihleri arasında kliniğimizde tamiri mümkün olmayan masif rotator manşet tanısıyla SKR veya TOA prosedürleri uygulanan 40 hasta çalışmaya dahil edildi. Tedaviye göre hastalar iki gruba ayrıldı. Klinik değerlendirme omuz eklem hareket açıklıkları ile yapılırken fonksiyonel değerlendirmede Constant skoru, ASES ve VAS kullanıldı. Hastaların takip parametrelerinde operasyon sonrası elde edilen kazanımlar gruplar arasında karşılaştırılarak analiz edildi.
Bulgular: SKR grubunda 20 hastanın ortalama yaşı 61,85±7,56, TOA grubundaki 20 hastanın ise 71,1±6,42 yıldı. Ortalama takip süresi SKR grubunda 22,3±8,4 ay, TOA grubunda ise 32,5±8,11 aydı. Gruplar arasında operasyon öncesi abdüksiyon, Constant skor ve ASES değerleri arasında anlamlı fark mevcuttu (p:0,005, p:0,027, p:0,008) ve TOA grubunda değerler daha düşüktür. Postoperatif verilerde ise fleksiyon ve Constant skor değerleri SKR grubunda anlamlı daha yüksek bulunmuştur (p:0,007, p:0,043). Çalışmada verilerde elde edilen artış oranları değerlendirildiğinde ise abdüksiyon dışındaki bütün parametrelerde iki grup arasında anlamlı fark bulunamamıştır (p>0,05). Abdüksiyon değerinde ise TOA grubunda elde edilen artış SKR grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p:0,003). Ayrıca hem SKR hem de TOA grubunda bütün parametrelerde operasyon sonrası verilerde operasyon öncesine göre anlamlı düzeyde değişiklik gözlenmiştir. VAS değerinde anlamlı düşüş mevcut iken, diğer bütün parametreler anlamlı artış mevcuttur.
Sonuç: Çalışma neticesinde erken evre artropati mevcut, tamiri mümkün olmayan masif rotator manşet yırtıklarının tedavisinde SKR, TOA prosedürüne benzer klinik ve fonksiyonel iyileşme sağlanabilmekte ve biyolojik bir alternatif olarak ön plana çıkabilmektedir.