Stratejik İletişimin Kurumsallaşması ve İletişim Yönetiminin Örgütlenmesindeki Yeri: Türkiye'deki Kuruluşlar Üzerine Bir Araştırma


Öğr. Gör. Dr. FATİH ÖZKOYUNCU

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Ayla Okay

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Bu çalışmada stratejik iletişimin kuruluşlar içinde kurumsallaşması, literatürde yer alan “iç/dış” boyutlar, “birimin değerini kuruluşun tamamına kanıtlayacak ölçümleme/değerlendirme sisteminin kurulması” boyutu ve “insan davranışlarında ortak örüntüler” ve “kurumsallaşmış düşünce yapısı” perspektifleri bağlamında incelenmiştir. Ardalanına yeni kurumsalcılık teorisini alan çalışmanın amacı, stratejik iletişimin, kuruluşlarda ne derecede, hangi boyutlarda ve alanlarda kurumsallaşmış yapıda olduğunu ortaya koymaktır. Bu amaçla, Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD) üyesi 18 kurumsal iletişim yöneticiyle yapılan derinlemesine görüşme yoluyla elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle yorumlanmıştır.

Araştırma sonucunda, stratejik iletişimin, KİD üyesi iletişimcilerin yer aldığı kuruluşlarda, “Dış Boyut” bağlamında, iletişimcilerin eğitim durumu, iletişim danışmanlığı ajanslarıyla çalışma, KİD üyelerinin aralarındaki etkileşim, halka açık olmaya bağlı zorunluluklar ve ekonomik gelişmeler ekseninde belli standart ve rutinler haline gelerek belirli bir kurumsallaşma derecesine vardığı görülmüştür. “Dış Boyut” bağlamında bu sayılan etkilerle, KİD üyesi iletişimcilerin halkla ilişkiler ajanslarıyla yaptıkları işbirliği ve KİD üyeliği sırasında aralarındaki etkileşimlerden özellikle kriz iletişimi, basın iletişimi ve proje fikri geliştirirken yararlandıkları ve bu uygulamaları ağırlıklı olarak yerleşik kurumsallaşmış uygulamalar haline getirdikleri gözlenmiştir. Halka açık olmaya bağlı olarak da benzer şekilde kamuoyuna yapılan açıklamaların bir kısmının mesajlarının hazırlanması, denetimi ve basın iletişimi ve ilişkilerinin yürütülmesine dair standartlaşmış iş rutinlerini yerleştirdikleri sonucuna ulaşılabilir. Ekonomik gelişmeler, KİD üyeleri tarafından yoğun ve düzenli takip edilen ortak normatif konu olarak öne çıkarken, iletişimcilerin buna bağlı hisse senedi performansını ve yatırımcı reaksiyonlarını izleme ve kriz durumlarına hazırlıklı olma rutinini yerleştirdiği görülmektedir. Halka açıklıkla ilgili mesajların denetlenmesi ve basın iletişimi çalışmaları da eklenirse, kuruluşlarda halka açıklığa ve ekonomik gelişmelere bağlı uygulanan proaktif ve reaktif kapsamlı bir medya iletişimi planlaması rutininin kurumsallaştığı söylenebilir.

Kurumsallaşmanın iç boyutunda ise, “itibar yönetimi”ne ek olarak, ağırlıklı olarak operasyonel faaliyetleri içeren, “kriz iletişimi ve yönetimi”, “iletişim mesajlarının hazırlanması / denetimi ve mecra planlanlaması” ve “basın iletişimi ve ilişkileri” alanlarının, KİD üyesi iletişimcilerin yer aldığı kuruluşlarda, sürekli olarak iletişimcilere danışılan sabit ve yerleşik konular / rutinler halinde, stratejik iletişim bağlamında ortak davranış örüntüleri olarak kurumsallaştığı görülmektedir. Ancak, bu kuruluşlarda iletişim yöneticilerinin, kuruluşun ana stratejik kararlarının alındığı baskın koalisyonun yaygın ve ağırlıklı olarak sabit bir üyesi olmaması nedeniyle, stratejik iletişim fonksiyonunun kuruluşlarda yaygın olarak kurumsallaşmış düşünce yapısı haline gelmediği belirlenmiştir. Bunun önemli bir göstergesi olarak, iletişim fonksiyonunun ve yöneticilerinin, kuruluşlarda yerleşik, kurumsallaşmış ve nüfuzlu uzmanlar ve uzmanlık alanı olarak değerini ortaya koyacak bir gösterge olarak kullandıkları ölçüm-değerlendirme metotlarının, iletişim programlarının kuruluşların hayati önemde bileşenleri üzerindeki uzun vadeli etkisini ölçen metotlardan ziyade, ağırlıklı olarak geleneksel ve dijital medyada kısa vadeli performansı ölçen metotlar olduğu sonucuna varılmıştır.