Miyeloid Lösemilerde PRSS57 Gen İfadesi ve Tedavi İle İlişkisinin Araştırılması


Arş. Gör. BAHADIR KASAP

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü, Genetik Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tez Danışmanı: Sema Sırma Ekmekci

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Miyeloid lösemiler, kronik miyeloid lösemi (KML) ve akut miyeloid lösemi olarak iki gruba ayrılmaktadır. KML, BCR-ABL1 füzyon geninin oluşturduğu genetik anomali nedeniyle hematopoetik kök hücrelerden köken alan miyeloid hücre serilerinde kontrolsüz proliferasyon sonucu oluşmaktadır. AML ise kemik iliğinde olgunlaşmamış miyeloid hücrelerin kontrolsüz proliferasyonu ve farklılaşmanın bozulmasıyla oluşmaktadır. PRSS57 geni, serin proteazlar ailesinden olup, arjinine-spesifik bir serin proteaz kodlar. Bu gen miyeloblastlarda ve promiyelositlerde yüksek oranda ifade edilmektedir. PRSS57 ekspresyonun, KML tedavisinde erken moleküler yanıt ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. PRSS57’nin AML’deki rolü ise henüz çalışılmamıştır. Çalışmamızda, KML tedavisinde kullanılan tirozin kinaz inhibitörlerini (TKİ’leri) KML hücrelerine uygulayarak ve APL (AML-M3) tedavisinde kullanılan All-trans retinoik asidi (ATRA) AML hücrelerine uygulayarak PRSS57 ekspresyonu üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçladık. Bu sebeple, K562 hücrelerine TKİ’ler (imatinib, nilotinib ve dasatinib) uygulanarak IC50 konsantrasyonu MTT testiyle belirlendi ve hücrelere belirlenen ilaç konsantrasyonları uygulandı. AML hücrelerine (THP1, NB4 ve HL60) ise ATRA uygulandı. 24, 48 ve 72. saatte PRSS57 ekspresyon değişimi RT-qPZR ile analiz edildi. Kontrol grubuna göre imatinib, nilotinib ve dasatinib uygulanmış hücrelerin 24. saatte PRSS57 ekspresyonunda, sırasıyla 10,29, 5,81 ve 23,34 kat; 48. saatte ise 3,29, 2,94 ve 20,11 kat artış tespit edildi. THP1 hücrelerinin PRSS57 ekspresyonunda kontrol grubuna kıyasla 24. saatte 4,5 kat, 48. saatte 18,54 kat ve 72. saatte 14,52 kat artış tespit edildi ancak HL60 ve NB4 hücrelerinde anlamlı bir değişim gözlemlenmedi. Bu durum AML hücrelerinin, hücre tipine özgü farklı düzenlemelerinden kaynaklanabilmektedir. Bulgularımız, K562 hücrelerinde TKİ’lerin PRSS57 ekspresyonunu indükleyerek hücre ölüm yolaklarını aktive edebileceğini ve bu yolaklarda rol oynayabileceğini düşündürmektedir.