SENDROMİK VE NON-SENDROMİK KRANİYOSİNOSTOZ OLGULARINDA FGFR1, FGFR2, FGFR3, TWIST1, MSX2, POR, FREM1 VE RAB23 GENLERİNDE MOLEKÜLER ANALİZLER
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Zehra Oya Uyguner
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Kraniyosinostoz, kafatası sütürlerinden bir veya
birkaçının erken kapanması ile ortaya çıkan, 1/2100-1/2500 canlı doğumda bir
gözlenen bir deformasyon olup sendromik ve non-sendromik olarak iki grupta
değerlendirilir. Olguların yaklaşık %21’inin genetik tanı aldığı, bunların %85’inin
tek gen sendromları, %15’inin ise kromozom anomalileri ile ilişkili olduğu
bildirilmektedir. Kraniyosinostozlarda sıklıkla ilişkilendirilen genler
fibroblast büyüme faktörü reseptörünü kodlayan FGFR2 ve FGFR3 olup,
bunu transkripsiyon faktörünü kodlayan
TWIST1 takip etmekte, FGFR1, POR, RAB23, MSX2, FREM1 ise nadiren
ilişkilendirilen genlerdir.
Bu çalışmada, etyopatogenezinde kromozom anomalileri
dışlanmış 31’i sendromik dokuzu non-sendromik 40 kraniosinostoz olgusunda, bilinen
genlerde DNA dizi analizi ve MLPA tekniği kullanılarak mutasyonların
araştırılması ve moleküler genetik tanı akış şemasının oluşturulması
hedeflendi. Mutasyonların en sık gözlendiği ekzon bölgelerinden başlayarak, tüm
genin dizilenmesine kadar sürdürülen bu çalışmada mutasyon saptanmayan
olguların tamamında bu genlerdeki ekzon ve/veya gen delesyon ve duplikasyonları
araştırıldı.
Toplam beş Apert olgusunun tamamında (%100), dokuz
Pfeiffer olgusunun altısında (%66.6), altı Crouzon olgusunun üçünde (%50), yedi
Saethre-Chotzen olgusunun dördünde (%57.1), dört Muenke olgusunun ikisinde
(%50) bilinen mutasyonlar gösterildi. MLPA tekniği ile tek bir Saethre-Chotzen
olgusunda mutasyon gösterildi. Mutasyon saptanmayan tüm olgularda uygulanan tüm
gen dizi analizinde bir non-sendromik kraniosinostoz olgusunda patolojik olduğu
düşünülen yeni bir değişim saptandı.
Bulgularımız, sendromik kraniosinostozda özgün gen ve
bölgelerinin aşamalı olarak incelenmesinin, non-sendromik olgularda tüm gen
dizi analizinin ve mutasyon saptanmayan olgularda MLPA tekniğinin
kullanılmasının moleküler genetik tanıda süreç ve maliyet açısından uygun bir
yaklaşım olacağını gösterdi.