KRONİK LENFOSİTİK LÖSEMİ TANILI HASTALARDA KILLER IMMUNOGLOBULIN LIKE RECEPTOR GEN DÜZEYLERİ VE BU DÜZEYLERİN KLL HASTALARINDA GÖRÜLEN OTOİMMÜN OLAYLARLA İLİŞKİSİ


Doç. Dr. MUSTAFA MURAT ÖZBALAK

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Teoman Soysal

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hematoloji Polikliniği’mizde takip edilen 49 Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) hastası çalışmamıza dahil edilmiştir. Çalışmamızın amacı, çeşitli otoimmün hastalıklar ile ilişkisi gösterilmiş olan Killer Immunoglobuline Like Receptor (KIR) gen düzeylerinin, otoimmün olay gözlenmiş ve gözlenmemiş KLL hastalarında karşılaştırılmasıdır. Çeşitli otoimmün hastalıklar ile ilişkisi gösterilmiş KIR genotipleri incelenmiştir. Bu doğrultuda otoimmün olay gözlenmiş olan 25 ve otoimmün olay gözlenmemiş 24 KLL hastamız çalışmamıza dahil edilmiştir. Hastalarımızın 32’si erkek, 17’si kadındır. Otoimmün hastalık gözlenen grup ile otoimmün olay gözlenmeyen KLL grubu arasında tanı anındaki yaş (60 vs 64) ve ortanca takip süresi (59 ay vs 71 ay) istatistiki olarak benzerdir. Benzer şekilde hastalarımızın tanı anında evre, lenfadenopati, organomegali, serum LDH ve Beta-2 mikroglobulin düzeyi, çevresel kanda CD38 düzeyi gibi parametreleri benzerdir. En sık gözlenmiş otoimmün olay otoimmün hemolitik anemi (OİHA) iken onu immün trombositopeni (İTP) ve saf eritroid aplazi (PRCA) takip etmiştir. Otoimmün olay gözlenmiş hastalarımızın tanı anında direkt antiglobulin testi pozitiflik oranı, otoimmün olay gözlenmemiş KLL hastalarımıza göre artmış olarak tespit edilmiştir (p=0.024). Ayrıca otoimmün olay gözlenen hastalarımız tanı aldıklarında, KLL’nin daha ileri evrede olduğu görülmüştür (p=0.04). Otoimmün olaylar kendi aralarında değerlendirildiğinde ise, sayı az olmasına karşın, PRCA’da çevresel kanda CD38 pozitif hücre oranının %30’un üstünde olma sıklığının arttığı gözlenmiştir (p=0.008). Çalışmamızda KIR genlerinin otoimmün olaylarla ilişkisi incelendiğinde, otoimmünite gözlenmeyen gruba göre herhangi bir istatistiki fark tespit edilememiştir. PCR yöntemi ile çalışılan hasta kanlarının sonuçlarında, teknik problem nedeniyle değerlendirilememiş genler mevcuttur ve muhtemelen bu nedenle Tetkik edilen genlerin negatif olduğu hasta sayımız oldukça azdır. Bu nedenle tezimizin sonuçları dikkatli değerlendirilmelidir. Ayrıca bir diğer önemli nokta, KLL takipteki otoimmün KLL hastalarımıza ulaşabilmiş olmamıza bağlı olarak hasta sayımızın az olmasıdır. Bu durum da bazı sonuçlarımızın anlamlı çıkmamasında rol oynamış olabilir. Daha iyi teknik şartlarda yeni çalışmalar yapılmasında fayda vardır.