Hemofiliklerde tedavi ve yaşam tarzının metabolik durum ve böbrek fonksiyonları üzerine etkisinin değerlendirilmesi


Doç. Dr. MELEK YILDIZ

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Osman Bülent Zülfikar

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

YILDIZ (ERBAŞ) M. Hemofiliklerde tedavi ve yaşam tarzının metabolik durum ve böbrek fonksiyonları üzerine etkisinin değerlendirilmesi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD. Tıpta Uzmanlık Tezi. İstanbul. 2011.

Hemofili hastalarının en önemli sorunu tekrarlayan kanama ataklarıdır. Çocukluk dönemlerinden itibaren kanama korkusu ve kanamaların neden olduğu eklem problemleri bu hastaların sedanter bir yaşam sürmesine neden olmaktadır. Bu durum çocukluk yaşlarında kaslarda atrofi, büyüme gelişme geriliği gibi sorunlara yol açabileceği gibi ileriki yaşlarda obezite, metabolik durumda bozukluk ve çağımızın hastalığı olan metabolik sendromla sonuçlanabilmektedir. Bunun yanında hemofiliklerde böbreklerde meydana gelen mikro yada makro kanamaların glomerüler veya tübüler böbrek fonksiyonlarını bozabileceği düşünülmektedir. Çalışmamızda hemofili hastalarının metabolik durumları ve böbrek fonksiyonları aynı yaş grubundaki sağlıklı kontrollerle karşılaştırılmıştır. Şubat 2010-Kasım 2010 tarihleri arasında kliniğimize başvuran 48 hemofili A ve B hastası ile 35 sağlıklı kontrol çalışmaya alındı. Vücut kitle indeksi, bel çevresi, kan basıncı, açlık kan glukozu ve insülini, kan lipid düzeyleri, ürik asit, serum kreatinin ve sistatin C, glomerüler filtrasyon hızı (GFR), spot idrarda mikroalbumin/kreatinin ve beta 2-mikroglobulin/kreatinin ölçümleri yapıldı. İnsülin direnci HOMA-IR (Homeostasis model assessment of insulin resistance) formülü ile hesaplandı. Metabolik sendrom Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) kriterlerine göre tanımlandı. Çalışma grubunda yaş ortalaması 21 (yaş aralığı, 6-40) idi. Çalışma grubunda açlık kan glukozu değerleri kontrol grubuna göre daha yüksek (p=0,02), trigliserit düzeyleri ise daha düşüktü (p=0,008). 10 yaş üstü bireylerde metabolik sendrom varlığı açısından çalışma ve kontrol grupları arasında fark yoktu (sırasıyla %19,5 ve %10, p=0,34). Erişkin çalışma grubunun serum kreatinin değerleri kontrollere göre düşüktü (p=0,01). GFR ölçümleri ve idrarda beta 2-mikroglobulin atılımlarında ise fark yoktu. Sonuç olarak bu çalışmada hemofili hastalarında kullanılan faktör tedavisi ve sedanter yaşam tarzının metabolik durum ve böbrek fonksiyonları üzerine belirgin etkisi bulunmamıştır.