“ROMANTİK FEDAKÂRLIKTAN POZİTİVİST ÖZNEYE: ELİZA ORZESZKOWA’NIN ESERLERİNDE POLONYALI ANA MİTİNİN DÖNÜŞÜM SERÜVENİ


Körpe Kemer S.

International Euro-Mediterranean Congress of Higher Education, Scientific Research and Innovation, Piran, Slovenya, 17 Kasım 2025, ss.52-53, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Piran
  • Basıldığı Ülke: Slovenya
  • Sayfa Sayıları: ss.52-53
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

ROMANTİK FEDAKÂRLIKTAN POZİTİVİST ÖZNEYE: ELİZA ORZESZKOWA’NIN ESERLERİNDE POLONYALI ANA MİTİNİN DÖNÜŞÜM SERÜVENİ

Polonyalı ana miti romantik dönemde Polonyalıların toplumsal bilincine dini, siyasi ve duygusal anlamlarla yüklü bir şekilde yerleşmiştir. Bu mit ülkenin bağımsızlığını yitirmiş olduğu bir dönemde anayurdunun kurtuluşu için olağanüstü derecede özveride bulunması beklenen bir kadın kahraman tipinin temsiliyle öne çıkmıştır. Böyle kutsal bir amaç doğrultusunda kendi gereksinim ve arzularından neredeyse tamamen vazgeçerek öncelikle ailesinin, ardından ulusal dilinin, kültürünün, geleneklerinin devamlılığını sağlama yolunda zorlu bir mücadele verme misyonunu yüklenmiştir. Polonya’nın büyük şairi Adam Mickiewicz’in şiirsel çağrısıyla ulusal birlik ve bütünlüğün sağlanması, ülkenin yeniden bağımsızlığa kavuşması için oğlunu büyük olasılıkla geri dönemeyeceği bir savaşa tereddütsüz gönderecek kadar yüreklilik gösterebilecek bir kadındır. Kısacası romantik dönemde Polonya’nın bağımsızlık savaşında arka cephede savaşan bir kahramanıdır. Pozitivist dönemde Polonya’nın bağımsızlık mücadelesinin silahlı çatışmadan eğitsel ve kültürel bir yeniden yapılanma çabasına dönüşmesi Polonyalı kadının toplumsal konumu üzerinde de önemli değişiklikler yapmıştır. Ocak Ayaklanması’nın başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Polonyalı erkeklerin önemli bir kısmı savaşta yaşamını yitirmiş ya da Sibirya’ya sürgün edilmiştir. Bu durum, çok sayıda Polonyalı ailenin ciddi ekonomik güçlüklerle karşı karşıya kalmasına yol açmıştır. Bu koşullar altında ailelerinin temel ihtiyaçlarını karşılama sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Polonyalı kadınlar, pek de alışık olmadıkları iş dünyasında kendilerine yer bulma mücadelesine girmişlerdir 19. yüzyılın ikinci yarısında iş hayatının büyük ölçüde erkeklerin denetimi altında bulunması, dönemin toplumsal ve hukuki koşullarıyla desteklendiğinde kadınlar açısından bu süreç çok daha güçleşmiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısı Rusya ve Avrupa genelinde kadınlara mülkiyet, eğitim ve seçme seçilme hakkı kazandırılması yönünde hızlanan özgürleşme hareketleriyle belirgindir. Eliza Orzeszkowa, kadının özgürleşmesi hareketlerinden güçlü bir şekilde etkilenmiş ve kadının toplumsal konumu meselesine evrensel bakış açısıyla yaklaşan Polonyalı kadın yazarların öncülerinden biri olarak kabul edilir. Orzeszkowa kadın merkezli sorunların çözümünün siyasi bir devrimle sağlanabileceği düşüncesini desteklemez. Yazar, kadının potansiyelinde var olan becerilerin eğitim yoluyla geliştirilip toplumsal yarar doğrultusunda kullanılmasının, beklenen sonuçlara ulaşmanın ana koşulu olduğunu vurgulamıştır. Marta, Pani Dulska, Meir Ezofowicz, Nad Niemnem adlı eserlerinde kadınların bilinçli, üretken, toplumsal ilerlemeye katkı sağlayacak bireyler haline gelmesi gerektiği düşüncesini işlemiştir. Anahtar Kelimeler: Polonyalı ana, romantizm. pozitivizm, kadın hareketleri, Orzeszkowa

FROM ROMANTIC SACRIFICE TO THE POSITIVIST SUBJECT: THE TRANSFORMATION OF THE POLISH MOTHER MYTH IN ELIZA ORZESZKOWA’S WORKS

The myth of the Polish Mother became deeply embedded in the social consciousness of Poles during the Romantic period, carrying strong religious, political, and emotional meanings. This myth emerged as the representation of a female hero who, in a time when the country had lost its independence, was expected to make extraordinary sacrifices for the liberation of her homeland. Guided by such a sacred purpose, she renounced almost entirely her own needs and desires, devoting herself first to her family and then to the preservation of the national language, culture, and traditions, assuming the mission of enduring a difficult struggle. Through the poetic call of Adam Mickiewicz, Poland’s great national poet, this figure came to embody the ideal of a woman courageous enough to send her son to a war from which he would most likely never return, all for the sake of restoring national unity and independence. In short, during the Romantic era she became a hero fighting on the home front in Poland’s struggle for freedom. In the Positivist period, the Polish independence struggle transformed from armed conflict into an educational and cultural effort of reconstruction, which brought significant changes to the social position of Polish women. After the failure of the January Uprising, many Polish men were either killed or exiled to Siberia, leaving numerous families in severe economic hardship. Under such conditions, Polish women were forced to assume responsibility for meeting their families’ basic needs and entered the unfamiliar sphere of the labor market. Since the working world of the late 19th century remained largely under male control— reinforced by the social and legal conditions of the time—this process was particularly challenging for women. The second half of the 19th century was marked across Russia and Europe by the accelerating emancipation movements aimed at granting women property rights, access to education, and the right to vote. Eliza Orzeszkowa was strongly influenced by these movements and is regarded as one of the leading Polish female writers who approached the issue of women’s social status from a universal perspective. Orzeszkowa did not believe that women’s emancipation could be achieved through political revolution. Instead, she emphasized that the key to meaningful progress lay in developing women’s inherent potential and skills through education and directing them toward the benefit of society. In her novels Marta, Pani Dulska, Meir Ezofowicz, and Nad Niemnem, she explored the idea that women should become conscious, productive individuals contributing actively to social advancement. Keywords: The Polish Mother, Romanticism, Positivism, Women’s Movements, Orzeszkowa