Anadolu'da Son Buzul Maksimumu'ndan Bugüne Bitkilerin Yayılış Alanlarındaki Değişimler_Changes in the Distribution of Plant in Anatolia from Last Glacial Maximum to Present


Creative Commons License

KOÇ D. E. , Dalfes N., AVCI M.

VIII. Türkiye Kuvaterner Sempozyumu_VIII. Quaternary Symposium of Turkey, İstanbul, Türkiye, 2 - 05 May 2018, ss.124-125

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.124-125

Özet

Biyolojik çeşitlilik üzerinde, iklim değişikliğinin etkilerinin ortaya konulabilmesinde Pleyistosen önemli bir dönemdir. Özellikle Son Buzul Maksimumu’nda buzullaşmanın en şiddetli düzeye ulaşması Kuzey Yarımküredeki biyoçeşitlilik üzerinde etkilerinin büyük olmasına yol açmıştır. Bu dönemde Kuzey Yarımkürede yok olma tehlikesiyle karşılaşan Avrupa florasındaki sıcaklık isteyen bitkilerin bir çoğu Akdeniz havzasındaki korunaklı alanlarda hayatta kalmışlardır. Bu çalışmanın amacı Bolkar dağlarından yola çıkarak, Juniperus drupacea, Cedrus libani, Abies cilicica subsp. cilicica ve Corylus avellena’nın,
Son Buzul Maksimumu’nda iklim koşullarına nasıl tepki verdiğini ve gelecekteki durumunun nasıl olacağını tahmin etmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmaya konu olan türlerin, küresel iklim değişim senaryolarına bağlı model sonuçlarına göre Avrupa’da, Akdeniz Havzası’ndaki potansiyel sığınaklarda ve Türkiye’de zamansal ve mekânsal dağılışları ortaya konulmaya çalışılmıştır. İncelenen türlerin zamansal ve mekânsal dağılışlarında tahminlerde bulunmak üzere Maxent 3.3.3 programı ve CSSM4 iklim modeli ile üretilen projeksiyonlar kullanılmıştır. Tür dağılış modellemelerinden elde edilen sonuçlara göre; Abies cilicica subsp. cilicica, Cedrus libani ve Juniperus drupacea Son Buzul Maksimumu’nda güney enlemlere inerek Anadolu’nun güneyinde uygun ekolojik şartları bulmuştur. Holosen’e geçişle beraber dağılış sahasını daraltarak günümüz sınırlarına ulaşmıştır. Gelecekte ise sıcaklıkların daha da artacağı varsayıldığında ekolojik isteklerinden bir kısmı kaybolacak olan bu türlerin yayılış alanlarını daraltacağı öngörülmektedir. Corylus avellana için yapılan tür dağılış modellemelerine göre, Corylus avellana Son Buzul Maksimumu’nda Akdeniz çevresinde kadar inmiş ve daha sonra sıcaklıklardaki artışa bağlı olarak Anadolu’nun Akdeniz bölgesindeki korunaklı alanlarda yaşamaya devam edebilmiştir. Corylus avellana’nın gelecekte bu korunaklı alanlarda da kendine uygun ekolojik şartları bulma olasılığı oldukça azalacak ve günümüzde Anadolu’nun güneyinde yayılış gösterdiği sahalar kaybolacaktır.

Especially with the increase in glacial areas during the Last Glacial Maximum (LGM), biodiversity in northern hemisphere has been affected greatly. During this interval, many temperate climate plants of the European flora that are threated in northern hemisphere, survived in the shelter zones in Mediterranean basin. The aim of this study is to examine the responses of Juniperus drupacea, Cedrus libani, Abies cilicica subsp. cilicica and Corylus avellena in the LGM and predict the future state of these species, using Bolkar Mountains as a starting point. This study investigates temporal and spatial distribution of the mentioned species in the possible shelters in Mediterranean Basin and Turkey with respect to projections generated from global climate change scenarios. To predict the temporal and spatial distribution of the species used in the study, Maxent 3.3.3 and climate projections produced with CCSM4 are used. Based on the results obtained from species’ distribution models, Abies cilicica subsp. cilicica, Cedrus libani and Juniperus drupacea found suitable ecological conditions in the south of Anatolia by expanding
to southern latitudes in LGM. During the Holocene, their distribution has shrunk and reached today’s boundaries. In the future, with increasing temperatures the distribution boundaries of these species will shrink further. For Corylus avellana, the species distribution models revealed that it expanded to Mediterranean during LGM, and with the increase in temperatures, continued to survive in refuges in Anatolia’s Mediterranean region. It is predicted that Corylus avellana will have trouble finding these
refuges and suitable conditions in the future, and it will lose its distribution in Anatolia’s southern regions.