Gayr-i Dinî Rivâyetler


UGAN Z. K. , ALAK M.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, ss.259-289, 2002 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Basım Tarihi: 2002
  • Dergi Adı: İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ
  • Sayfa Sayıları: ss.259-289

Özet

ZET

Rivâyet, bir kimsenin sözünü ağzından nakletmektir. Nakledene “râvî” denir. İnsanlar arasında yazının yaygınlaşmadığı zamanlarda her bilgi, rivâyete dayanırdı. Her kavim ve her millet, yarı vahşîlikten çıkıp da medeniyet yoluna girdiği zaman, rivâyetten istifade etmiş; dilini, tarihini, efsanelerini, dinini ve menkıbelerini rivâyet sayesinde kaydedip yazıya geçirmiştir. Eski zamanların en büyük milletlerinden olan Hintliler, Yunanlılar, Romalılar, Sâmî milletler ve diğerleri başlangıçta edebiyatlarını, örf, âdet ve efsanelerini, hatta ilimlerini ve kültürlerini rivâyet sayesinde korumuş ve geliştirmişlerdir. Yeni çağda Avrupa’da milliyetçilik akımları başladığı zaman, bütün milletler halk rivâyetlerinden ve rivâyet ilminden yararlanmışlardır. Türkler de rivâyete büyük önem vermişlerdir. Araplar ise sosyal hayatları ve coğrafi durumları sebebiyle rivâyete en fazla önem veren kavimdir. Arap kabilelerinde her şairin bir veya birkaç râvisi olmuştur. Râvi genellikle genç bir şair veya şairin talebesidir. Çok güçlü bir hâfızaya sahip olan bu râviler, şiirden başka kabilenin şeceresini ve eskilerin kahramanlık hikâyelerini de naklederlerdi. İslâm’ın ilk dönemlerinde de bu gelenek devam etmiştir. Arap gramerini ilk olarak tespit eden Basralı ve Kûfeli âlimler, bâdiyede bulunan dilleri bozulmamış kabileleri ziyaret ederek onlardan rivâyette bulunmuşlardır. Ayrıca bu şehirlere gelen fasih bedevîlerin dilciler arasında hakemlik yaptıkları da bilinmektedir. Câhiliye şiirlerinin en önemlilerinden olan “muallakât” da rivâyet sayesinde yazıya aktarılarak günümüze ulaşmış ve dolayısıyla bunlar hakkında gerek Müslümanlar gerekse müsteşrikler tarafından pek çok çalışma yapılabilmiştir.

SUMMARY

“Rivayet” simply means “hearing  some news from someone and say them to other one”. In the times of writing is not common all nations that begin to civilize  used the Rivayet . With this activity they wrote down their histories and languages. Nations of the old times like Hind, Greece and Sami nations protected their cultures using the Rivayet. Turks also gave importance to Rivayet. When the nationalism began in Europe used the Rivayet. Arap nation was one of the nations that gave many importance to rivayet. In all periods of time there are some ravis in Arap tribes. The ravis who have got large memory of events usually are  young poet or his student. They also rumoured their tribes’ history and heroism. This tradition had countinued during the first years of Islam. The scholars from Basra and Kufe who had established the Arap Grammer, visited the tribes that were living in the desert. Due to low level of integration these tribes’ language are fluent. And these scholars romured some historical and literal information from them. The bedevis who had come to these cities were selected  as referee to solve some problems between philologs. One of the important poems during the Cahiliye Age, “Muallaka Poems”, had been written down by ravis. There are plenty of researches on Muallakas by muslim and oriantalist  scholars.