in: Metropolis and Security: Human Rights and Civil Society Perspectives, Adem Esen,Mustafa Yayla,Ufuk Ayhan,Alp Cenk Arslan,Bilge Erbaş, Editor, Istanbul University Press, İstanbul, pp.108-120, 2025
South and East Asia are notable for their high urban population growth rates. This demographic trend has profound implications for stability and security. Unmanaged rapid urbanization increases local tensions and weakens the state. In Pakistan, the provincial capitals of Peshawar, Quetta, Karachi and Lahore in particular are notable for providing operational and financing bases for a number of extremist groups and criminal gangs that take advantage of weak governance and failing public infrastructure. This study examines the conflicts in Karachi, the capital of Pakistan’s Sindh province, under two main headings. One is between different non2state actors (religious groups, ethnic groups and students/youth organizations of political parties) and the other is between representatives of the state (army, paramilitary forces) and militants exploiting religion. The study will assess how non2state groups involved in crime are connected to the broader political and economic environment in which they operate, and will also question why efforts to re2establish state authority have not yielded real success.
Güney ve Doğu Asya yüksek kentsel nüfus artışı oranlarıyla dikkat çekmektedir. Bu demografik eğilimin istikrar ve güvenlik üzerinde derin etkileri bulunmaktadır. Yönetilmeyen hızlı bir kentleşme süreci yerel gerilimleri ve devletin zafiyetini arttırmaktadır. Pakistan’da özellikle Peşaver, Quetta, Karaçi ve Lahor eyalet başkentlerinin, zayıf yönetişim2 den ve başarısız kamu altyapısından yararlanan bir dizi aşırıcı grup ve suç çetesinin operasyon ve finansman üslerini oluşturduğu göze çarpmaktadır. Bu çalışmada Pakistan’ın Sind eyaletinin merkezi olan Karaçi’deki çatışmalar iki ana başlık altında incelenmektedir. Bunlardan biri farklı devlet2dışı aktörler arasında (dini gruplar, etnik gruplar ve öğrenciler/siyasal partilerin gençlik örgütleri) gerçekleşen çatışmalar diğeri ise devletin temsilcileri (ordu, para2militer güçler) ile dini istismar eden militanlar arasında gerçekleşenlerdir. Çalışmada suça bulaşmış devlet dışı grupların faaliyet gösterdikleri daha geniş politik ve ekonomik çevre ile nasıl bir bağlantı içinde oldukları değerlendirilecek ve ayrıca devlet otoritesini yeniden güçlendirmek için gösterilen çabaların neden gerçek bir başarıyla sonuçlanmadığı da sorgulanacaktır.