Helios Phosphoros


Erten E.

Navisalvia. Dr. Sina Kabaağaç'ı Anma Toplantısı, İstanbul, Türkiye, 27 Nisan 2018, ss.17-37

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.17-37

Özet

Çoğu zaman karıştırıldığının aksine Helios, Apollon’dan tamamen ayrıdır, güneşin ta kendisidir. Helios’un her sabah ateş saçan ve çok güçlü atların çektiği arabasıyla doğudan yükseldiğine, akşam olduğunda ise Okeanos’a dalıp atlarını yıkadığına inanılırdı. Helios ile ilgili elde bulunan bilgiler güneşe tapınan farklı toplumlarla da çeşitli benzerlikler göstermektedir, zira güneş insan hayatında her zaman doğrudan doğruya belirleyici bir rol oynamıştır. İnsanlar soğuk kış aylarının ardından gelen tatlı sıcakların; mevsimleri meydana getiren, canlılara yaşam enerjisi veren, her ilkbaharda doğanın yeniden canlanmasını, yaşamsal öneme sahip ekinlerin büyümesini ve olgunlaşmasını sağlayan ışığın kaynağının güneşte olduğunu bizzat görebiliyorlardı. Dolayısıyla güneş her dönemde hayatın ve yaşama sevincinin sembolü olmuştur. Ancak kimi zaman yaşanan aşırı sıcaklar, kuraklıklar ve buna bağlı kıtlık dönemleri de güneş tanrısının öfkesiyle bağdaştırılmıştır. Bu nedenle insanlar kimi zaman uygun hava sıcaklıkları ve bereketli mahsuller için ona şükranlarını sunmuşlar; kimi zaman da öfkesini yatıştırmaya çalışmışlardır. Keza Helios’u diğer Olympos tanrılarından ayıran en belirgin özelliği de tıpkı ay tanrıçası Selene gibi gözle görülebilir olmasıydı.