"İslam Ekonomilerinde Büyüme-Dış Ticaret-Sermaye Hareketleri Sarmalı Ve Ortak Hareket Etme Kültürü"


BALKANLI A. O.

ISEFE17, Uluslararası İslam Ekonomisi,Finans ve Etiği Kongresi, İstanbul, Türkiye, 29 - 30 Nisan 2017, cilt.1, no.2017, ss.359-373

  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.359-373

Özet

İSLAM EKONOMİLERİNDE BÜYÜME-DIŞ TİCARET-SERMAYE HAREKETLERİ SARMALI VE ORTAK HAREKET ETME KÜLTÜRÜ Yrd.Doç.Dr.Ali O. BALKANLI İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü, İktisat A.BD. aobalkan@yahoo.com Sunumumuz üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, İslam’ın ekonomik boyutunun kuramsal temelleri ve İslam ekonomileri/toplumları kavramsal düzeyde irdelenmiştir. Belirtmek gerekir ki, İslam ekonomisi esasen normatif bir değerler kümesidir ve hedeftir; İslami inanış ve yaşayış ise bireyin dünyasında varlık bulan hayatın içindeki olgudur. Dinsel terminoloji ile ifade edersek, “insanların dünya malını sevdiği ve dünya malından kopamadığı ve bunun da aslında bir sınav olduğu bir dünyada”, onların sözlerine bakarak, insanların tam olarak normun içinde olacağını, ve buna göre davranacağını, mükemmel olarak normlara uygun yaşayacağını söylemek “apriorik” olarak her zaman mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla, bireyler ve toplumlararası ilişkilerde, normlara dayanarak, bireylere ve toplumlara normları yükleyerek, ilişkileri geliştirmeyi beklemek gerçekçi olmayacaktır. Bunun yerine, reelden yola çıkıp, inanış ve inanış-kültür ortaklaşmalarının yarattığı ortak bilince dayanarak, toplumlar arası ekonomik ilişkileri geliştirmeye çalışmak daha bir gerçekçi ve olabilir görünmektedir. Böylesi bir çaba, bu toplumlar için toplumsal refah artışı anlamına gelecektir. Sunumuzun ikinci bölümünde, bu bakış açısına örnek olması bağlamında, Türkiye’nin İslam ülkeleri ile ilişkisinin arttığı dönemde, bu ülkelere gerçekleştirdiği dış ticareti ve dış ticaretin seyri incelenmiştir. Yapılan araştırma göstermektedir ki, ortak inanç-kültürü paydasında, Türkiye tarafından İslam ülkeleri ile zaman içinde geliştirilen ilişkiler, etkisini hızla dış ticaretten, üretime, yatırımlara ve istihdama bir biçimde yansıtmıştır. İslam ekonomilerinin bir kısmı petrol ihracatçısıdır ve yüksek fonlara sahiptirler, diğer bir kısmı ise petrol ihraç etmeyen ancak sanayileşme yolundaki ülkeler konumundadırlar. Hatta bazıları (Malezya ve çok az da olsa Türkiye) sanayileşmenin bir adım ötesinde, finans alanında da dikkat çekici gelişmeler içindedirler. İslam ülkelerini bu ikili ayrıma kattığımız durumda, sunumuzun üçüncü bölümünde, ülke örnekleri bağlamında, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Endonezya, Türkiye ve Malezya örneklerinden ve yaşadıkları krizlerden (1997 ve 2001 Krizleri) yola çıkılarak, bu ülkelerin ortak sorunsalları ortaya konulmuş ve ardından diğer yanda fon fazlası olan ve karlılığını artırma çabasında olan diğer İslam ülkeleri ile bu ülkeler arasında, hem fon sahiplerinin karlılığını artırma, hem de diğer ülkelerin ekonomik sorunlarına çözüm bulma yolunda neler yapılabilir sorusu ve olası yanıtları tartışılmıştır. Anahtar Sözcükler: İslam Ekonomisi, Dış Ticaret, Finansal Hareketleri, Ekonomik İşbirliği JEL KOD: F13 F02 E44 F32 F40

 ISEFE 2017 | International Congress of Islamic Economy, Finance and Ethics | Proceedings Book 360 THE SPİRAL OF GROWTH-FOREİGN TRADE-CAPİTAL MOVEMENTS İN ISLAMİC ECONOMİES AND CULTURE OF JOİNTMOVEMENT Yrd.Doç.Dr.Ali O. BALKANLI İstanbul University, Faculty of Political Sciences Public Administration Department, Economics Branch aobalkan@yahoo.com Our presentation is made up of three parts. In the first part, we focused on the theoretical basics of the economic dimensions of Islam and the concepts of Islamic economies / societies are examined. It should be noted that Islamic economy is essentially a set of normative values; Islamic belief and life is the existence in the practise of life that finds existence in the world of the individual. It can not be assumed aprioriely that people will live in perfect norms, that is, in a world where people love the world’s goods and can not break the world's goods. Therefore, it would be unrealistic to expect to develop relationships by imposing norms on individuals and societies. Rather, it seems more realistic to try to develop economic relations between societies, based on the shared Islamic beliefs and belief-culture partnerships. Such an effort will mean an increase in social prosperity for these societies and develop future-connections of societies and states. In the second part of the presentation, we headed for research to find to connection between the foreign trade and politic relations of Turkey with Islamic countries. The research shows that in the common religional belief-culture, the relations developed by Turkey with the Islamic economies reflect the influence rapidly from foreign trade to production of the country. Some of the Islamic economies are oil exporters and have high funds, while others are on the path of industrialization, out of oil exporter. In fact, some of them (Malaysia and relatively Turkey) are not only industrialisating, but also live in remarkable developments in finance. In the third part of our presentation, in the context of country examples, we examined the problems of Indonesia, Turkey and Malaysia and the crises, they experienced (1997 and 2001 Crisis). The main question in this process is to find common ways and possible answers for countries demanding funds and suplying funds of Islamic countries, within mutual benefits. Key Words: Islamic Economy, Foreign Trade, Financial Movements, Economic Cooperation