Çocuklarda Uyuşmazlık Çözüm Yöntemi Olarak Oyun ve Şans
XI. Hukuka Felsefi ve Sosyolojik Bakışlar Sempozyumu, İstanbul, Türkiye, 2 - 05 Ekim 2024, ss.21-22, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.21-22
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Hukukun oluşumu, gelişimi ve doğasıyla ilgili değerlendirmeler, ne kadar farklı yaklaşımlardan kaynaklanıyor olurlarsa olsunlar, insanın iç dünyasıyla ilgili çıkarımlara dayanmaktadırlar. Bu çıkarımlar çoğunlukla soyut ve genel bir insan varsayımından hareketle oluşturulmakta, insanın iç dünyasının gelişimiyle yaşamının ilerleyişi arasındaki ilişkinin hukuk açısından sonuçları derinlemesine incelenmemektedir. Burada çocukluktan başlayarak çok çeşitli uyuşmazlık ve çatışmaların içinde yer alan insanın bu durumlarda hangi çözüm
yöntemlerine başvurduğu, bu yöntemlerin temel özellikleri, hukuktaki uyuşmazlık çözüm
yöntemleriyle benzeşen ve ayrışan yönleri, bu yöntemlerin benimsenmelerinin hukuka uymada
veya hukuka itaatte hangi davranış eğilimlerine ve nasıl yol açabileceği gibi hususların, yani
genel olarak bu çözüm yöntemlerinin hukukla ilgisinin araştırılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Çocuğun zihinsel gelişim aşamaları, çocuk psikolojisi ve çocuk psikiyatrisi tarafından derinlemesine incelenmiş bulunmaktadır. Her ne kadar çağdaş hukuk düzenlerinin çoğunda geçerli olan çocuk tanımında 18 yaşını doldurmamış olmak koşulu bulunsa da çocukluğun bedensel ve zihinsel özelliklerle ergenlikten ve erişkinlikten ayrılabilen bir fenomen olması, anılan bilimlerin araştırma konularının alt ayrımlarını belirleyen önemli bir saptamadır. Ancak burada çocuklarda uyuşmazlık yöntemi olarak oyun ve şansın, çocuğun hukuki tanımıyla ya da ergenlik ve erişkinlik olarak ayrılan gelişim dönemleriyle sınırlı olarak ele alınmasının araştırmayı eksik kılacağını da belirtmek gerekir. Benimsenecek olan yaklaşımda özellikle ve ayrıca çocuklara atfedilen uyuşmazlık ve çatışma çözüm yöntemleri, yeri geldiğinde yetişkinlikte uygulanan yöntemlerle karşılaştırılacaktır. Böylelikle, çocuklukta kullanılan bu yöntemlerin yetişkinlikte farklı biçimlere bürünmesi durumunda, işbu değişimde hukukla etkileşimin etkisi araştırılabilecektir.
İncelenecek uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin başında oyun gelmektedir. Oyun, insanın normlara ilişkin algılarının henüz gelişmediği bir dönemden başlayarak, toplumsal etkileşimlerin deneyimlenerek öğrenilmesine aracılık eden bir araç olarak kuralları ve bu kurallara uymanın ya da uymamanın getireceği sonuçlar arasında ilişki kurmayı öğrenme olanağı sunan bir etkinliktir. Bununla birlikte oyun etkinliğinin niteliği, oyun dışındaki benzer özellikler taşıyan yöntemlerin de dikkate alınmasını gerektirmektedir. Hakkında genel bir formül benimsenmemiş olsa da özellikle şansın bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak incelenmesi, hukukun modern öncesi dönemlerde algılanışında kadere ve talihe yapılan göndermeler dikkate alındığında özellik göstermektedir. Antik Yunan ve Antik Roma mitolojilerinde kader, adalet ve şans arasındaki ilişki ile bu dönemlerdeki algılayışın, modern dönemdeki özellikle hukuki pozitivizm yaklaşımıyla bağdaştırılan adaletin hukuka dışsal olması savıyla karşılaştırılarak incelenmesi durumunda, çağdaş hukuk düşüncesinde şansın
nasıl bir yer tuttuğuyla ilgili aydınlatma olanakları açığa çıkabilir. Bu olanaklar, bu çalışmada değerlendirilemeyecek olsalar da, oyun ile şansın ilişkisinin dikkate alınmasının önemini vurgularlar.
Çalışmanın bir oyun kuramı çalışması olmadığını da belirtmek gerekir. Oyun kuramı, matematiksel ve istatistiksel incelemeler yoluyla oyunların sonuçlarının tahmin edilmesiyle ilgilenir. Bu tahminlerin özellikle ekonomi, psikoloji ve hukuk gibi alanlarla etkileşimi bulunsa da çalışmamız kapsamında çocuklarda oyunların sonuçlarının tahmini, uyuşmazlıkların olası çözümlerinin tahminiyle ilişkili olmak dışında bir önem göstermez. Bu açıdan, çalışmanın verimliliği ve sınırlılığı göz önünde tutulduğunda, oyun kuramının kapsam dışında bırakılmasının gerekliliği anlaşılabilir.
Şansın, oyunun bir unsuru olduğu da öne sürülebilir. Bununla birlikte çocuklarda şansın nasıl bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olduğu düşünüldüğünde akla ilk gelen örnekler, oyun ile şansın ayrı ayrı incelenmelerinin gerekçesinin bulunmasını sağlar. Bu bakımdan sayışmaca, çöp çekme ve yazı tura gibi kura yöntemlerinin oyunlarda adil koşulların sağlanması için kullanımı şansın temel belirleyici olduğu örnekler olarak karşımıza çıkar. Bu örnekler, bir bakıma "şans oyunu" olarak nitelendirilebilirler. Ancak böylesi bir ayrıca nitelendirme gereksinimi duyulması bile şansın, oyun etkinliğinin genel niteliğinden ayrılan bir yönünün bulunduğunu göstermekle, iki kavrama/etkinliğe ayrı ayrı yaklaşılması tutumunu anlaşılır kılabilir.
Anahtar Kelimeler: Oyun, Çocuk, Şans, Norm, Hukuk, Uyuşmazlık, Çatışma.