Adli Antropoloji


ATAMTÜRK D.

İstanbul Tıp Kitap Yayınevi, İstanbul, 2016

  • Yayın Türü: Kitap / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2016
  • Yayınevi: İstanbul Tıp Kitap Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: İstanbul

Özet

Adli antropoloji, adli olayların aydınlatılması amacıyla insan morfolojisinin normal ve anormal özelliklerine odaklanarak fiziksel karakterlerden, arta kalan izlerden ve iskeletten kimlik tespiti yapmayı, iskelet ve çevresinde bulunan diğer kalıntıları değerlendirerek ölüm nedeni ve biçimini belirlemeyi hedefleyen bir alandır. Antropoloji teriminin başına getirilen “adli” kelimesiyle sadece adli makamlar tarafından gönderilen iskelet materyallerinden biyolojik profili belirleyerek kimlik tespitinin yapıldığı düşünülmemelidir. Aynı zamanda çok sayıda bireyin öldüğü, cesetlerinin kimlik tespitinin yapılmasını güçleştirecek şekilde parçalandığı, yandığı ya da karışmış bir şekilde ele geçtiği deprem, tsunami gibi doğal afetlerde, uçak, hava ve kara taşıtlarının kazalarında, terör saldırıları ve savaş sonucu meydana gelen katliamlarda da adli antropologlar kilit rol alırlar. Son zamanlarda başta video gözetim kameraları olmak üzere diğer resim ve görüntülerden kimlik tespitinde de adli antropologlar vazgeçilmez elemanlar halini almışlardır. İki binli yılların başında adli antropoloji tüm dünyada tanınır gelmiş, adli antropoloji sertifikası ya da diploması alanların sayısında belirgin bir artış olmuştur. Anılan dönemde Türkiye’de antropolojinin adli olayların çözümündeki önemi yeni yeni fark edilmiştir. Neyse ki son 15 yılda dünyadaki adli antropolojinin gelişmesine Türkiye’den de çok sayıda araştırıcı katkıda bulunmuş, bu alanda yayınlar yapılmıştır. Gerek lisans gerekse lisansüstü düzeyde dersler verilmeye başlanmıştır. Öte yandan şuana kadar Türkiye’de adli antropolojiyi konu alan tek kitap (Sedat Çöloğlu ile Yaşar İşcan’ın ortak çalışması Adli Osteoloji 1998) yazılmıştır ki onun da baskısı çoktan tükenmiştir.

Bu kitapta adli olaylarda kimlik tespiti yapılması gerektiğinde kemiklerden nasıl faydalanabildiğine odaklanılmıştır. Ayrıca sadece adli olaylar değil kazalarda, afetlerde veya savaşlarda meydana gelen toplu ölümlerde birey/lerin kemiklerini analiz eden antropologların kimlik tespiti için hangi tür bilgilere ulaştığı mercek altına alınmıştır. Kitap, adli antropoloji alanıyla ilgili güncel ve en kapsamlı Türkçe kaynak olma özelliğini taşımaktadır. İnsan kemikleri konusunda uzmanlaşmış olan başta antropolog ve adli tabipler olmak üzere, biyologlar, diş hekimler, arkeologlar ve bu konuya ilgi duyan öğrenci ve uzmana katkıda bulunması beklenmektedir.