GEOPOLITICS OF LOGISTICS: TRANSPORT CORRIDORS OF CENTRAL ASIA IN THE GLOBAL SYSTEM (ЛОГИСТИКА ГЕОСАЯСАТЫ: ӘЛЕМДІК ЖҮЙЕДЕГІ ОРТАЛЫҚ АЗИЯНЫҢ КӨЛІК ДӘЛІЗДЕРІ, Alipbaev A.R., Augan M.A., Byuzheeva B.Z., Ermekbaev A.A., Jakubayeva S.T., Jekenov D.K., Mukhametzhan A.E, Editör, Almatı: TOO "COMPASS LAND", Almati, ss.62-96, 2025
2013 yılında Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) Başkanı Xi Jinping’in resmen duyurduğu ve 11 yılı aşkın bir süredir bütün hızıyla ilerleyen Kuşak Yol Girişimi (KYG) diğer bir ifade ile Yeni İpek Yolu (YİY), güzergahının geçtiği ülkelerde, söyleminin aksine gelişmeler ortaya çıkarmıştır. Birlikte mutlu bir gelecek veya taraf olan her devlet zengin olacak gibi kavramlar ile başlatılan proje, gelinen noktada tek taraflı olarak ÇHC’ye yarayan, ilgili devletleri borç batağına sürükleyen, sonuçta da taraf devletlerin stratejik noktalarına ÇHC’nin ya el koyduğu, ya uzun süreliğine cüzi ücretlerle kiraladığı ya da bilabedel kullanım hakkı kazandığı bir hal almıştır. Konu Türk Dünyası açısından değerlendirildiğinde dünyanın diğer bölgelerinden farklı durumların yaşanmadığı, şayet tedbir alınmazsa, gelecekte daha vahim sonuçlar ortaya çıkarabileceğini göstermektedir. 2013’ten bu güne KYG’nin Türk Dünyası güzergahı ÇHC sınırlarından başlamak üzere Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Türkiye’den oluşmuş ve adına da Orta Kuşak denilmiştir. Konunun anlaşılması adına alışmaya Tacikistan, Ermenistan ve Gürcistan da ilave edilerek bölge bir bütün halinde değerlendirilmiştir. Çalışma ile YİY kapsamında ÇHC’nin stratejisi, bölge ülkelerinin ÇHC ile olan ithalat-ihracat yapılanması yanında ÇHC’nin proje kapsamında neler yaptığı ve ne türden faaliyetlerde bulunduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. YİY kapsamında yapılan proje temelli anlaşmaların ekser çoğunluğu kamuoyu ile paylaşılmaması dolayısıyla konu, elde edilen bilgi ve belgeler yanında, ekonomik veriler üzerinden değerlendirilmiştir. YİY ile gelinen noktada ÇHC, üretimi en kısa zamanda ve en az masrafla pazarlara ulaştırmakta, hammadde ve enerji ihtiyacını da en güvenilir, en ucuz, en istikrarlı ve en kısa zamanda tedarik etmektedir. Büyük güçler arasında varlıklarını devam ettirebilmek adına denge siyaseti güden bölge devletleri ise bazen mecburiyetten, bazen de basiretsiz idarecileri vasıtasıyla projenin tarafı olmuştur. Proje kapsamında bölge ülkelerinde artan Çinli göçmen ve iş i sorunu ciddi tepkiler ortaya çıkarmaya başlamıştır. Çalışmanın sonu kısmında ise ortaya çıkan bulgular yanında ÇHC’ye bağımlı birer devlet haline gelinmemesi adına atılması gereken hususlara dair öneriler sıralanmaya çalışılmıştır. Henüz kamuoyuna yansımayan proje bazlı anlaşmalar yanında ÇHC ile ikili ilişkilere dair yapılan protokollerin veya bölge ülkelerinde ÇHC’li şirketler tarafından satın alınan ticari işletmelerin bölgede nelere mal olacağına dair yeni bilgi, belge ve bulguların ortaya çıkması ile daha farklı değerlendirilmeler yapılabilecektir.