Bu çalışma, 2020 ile 2024 yılları arasında Danıştay tarafından verilen idari yargı kararlarında “makûl süre” kavramının iptal gerekçesi olarak nasıl uygulandığını sistematik biçimde incelemektedir. Makûl süre, pozitif hukukta kesin bir tanıma sahip değildir ve farklı hukuk alanlarında esnek bir şekilde yorumlanmaktadır. İdare hukukunda ise bu kavram, idari işlemlerin geri alınması, başvuruların sonuçlandırılması ve yargı süreçlerinin tamamlanması gibi alanlarda belirleyici bir rol oynamaktadır. Türk hukuk literatüründe özellikle idari yaptırımlar bağlamında makûl süre kavramına dair sistemli bir analiz eksikliği göze çarpmaktadır. Bu makale, 2918 sayılı Karayolları Kanunu’nun Ek 2/3. maddesi kapsamındaki denetimlere ilişkin Danıştay kararlarını mercek altına almaktadır. Özellikle, denetim sırasında eksik olan belgelerin daha sonra sunulduğu durumlara yönelik değerlendirmeler ele alınmaktadır. Bazı kararlar geç sunulan belgeleri yeterli kabul ederken, bazıları belgelerin denetim anında eksik olmasını işlemin geçersizliği olarak değerlendirmiştir. Çalışma, bu farklı yaklaşımların yarattığı belirsizlikleri ve hukuk güvenliği ile orantılılık ilkesi üzerindeki etkilerini tartışmakta ve bununla beraber daha net bir uygulama çerçevesi önermektedir.
This study systematically examines how the concept of “reasonable time” (makûl süre) is applied as a ground for annulment in administrative judicial decisions rendered by the Turkish Council of State (Danıştay) between 2020 and 2024. The notion of reasonable time lacks a precise definition in positive law and is interpreted flexibly across different legal disciplines. In administrative law, it plays a crucial role in the processes of withdrawing administrative acts, resolving applications, and finalizing judicial procedures. Despite its growing significance, Turkish legal literature lacks a systematic analysis of this concept, particularly within the context of administrative sanctions. This article addresses that gap by focusing on decisions regarding inspections under Article 2/3 of the Additional Provisions of Law No. 2918 on Highways. It analyzes how the Council of State has treated cases where essential documents were missing during inspections but were submitted shortly afterward. While some decisions accept such late submissions as legally sufficient, others consider the absence of documents at the time of the act to be invalidating. The study discusses the legal nature of the concept, interpretive inconsistencies, and the implications for legal certainty and proportionality. In conclusion, it calls for a more structured and normative framework for applying the concept within administrative law.