Mehmet Akif’in Şiirlerinde Ağlama


ÇİTÇİ S.

Türk Kültürü İncelemeleri, ss.225-255, 2013 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Basım Tarihi: 2013
  • Dergi Adı: Türk Kültürü İncelemeleri
  • Sayfa Sayıları: ss.225-255

Özet

Mehmet Akif; ilmi, şairliği, fikir ve dava adamlığı gibi pek çok yönleri olan önemli bir şahsiyettir. Böyle bir şahsiyetin hayatını, fikirlerini, karakterini ve ruh dünyasını etraflıca bilmeden doğru tahlillerde bulunmak oldukça zordur. O nedenle Akif’le ilgili yapılacak çalışmalarda bilhassa tarih, ilahiyat, sosyoloji ve psikoloji bilimlerinden geniş ölçüde yararlanmak gerekir. Bu çalışma, Akif’in şiirlerindeki “ağlama” motifini, psikolojisini de hesaba katarak tahlil etmeyi amaçlamış ve şu neticelere varmıştır. Akif, muasırı şairlerin hepsinden daha yerli ve daha samimi olması yönüyle Türk milletinin vicdanını temsil eder. O nedenle felaketlerin yaşandığı bir devirde herkes ağlarken, onun ağlamaması düşünülemez. Dostlarının şahidi olduğu ve şiirlerine akseden damlalar ise, kaynayan ruhunun dışa taşan ve engel olunamayan katreleridir. Aslında Akif’in felsefesine göre maddî ve manevî felaketlerden kurtulmak için sırasıyla elle, dille ve kalple mücadele etmek gerekir. Fakat Akif, hayatının hiçbir döneminde rahatsız olduğu hususları elle düzeltebilecek, idealize ettiği pozisyonları ikame edebilecek bir imkana/kudrete sahip olamadığı için genellikle son iki şıkkı tercih etmiştir. Fakat bütün hayatı boyunca yazıp çizdiği, okutup anlattığı halde bu noktada da çok başarılı olduğu söylenemez. Onun için son çare olarak beğenmediği şeylere karşı kalben buğzetmeyi, üzülüp ağlamayı tercih etmiştir.

Mehmet Akif, has a great deal of aspects like his knowledge, poesy, intellectual and….Without learning life, opinions, character and spiritual world of  such a man in depth,  it is quite difficult to make right analysis. Therefore, it should be benefitted in large from history, theology, sociology, psychology in the studies regarding Akif. This study aims at analysis of theme of “crying” in poems of Akif, considering his psychology, and comes to a conclusion explained below.  Akif represents conscience of Turkish people, as he is more native and genuine than that of his contemporaries.   Therefore, it is not possible to think him not to cry when all his people cry in a period of disasters. The tears that his friends witnessed and reflected in his poems are overflowing and unhindered drop of his boiling spirit. In fact, according to the philosophy of Akif, it is necessary to struggle consecutively with hand, speech, heart to recover from material and spiritual disasters. But as Akif has never an opportunity/power to correct with hand the issues which disturbs him or replace the position he idealized, he usually preferred last two options. It is highly difficult to say that he is successful considering his writings, readings, expressing during in all his life. Consequently, as last resort, he preferred sorrowing and crying at heart regarding issues he opposed.