ANAYASAL İLKELER IŞIĞINDA TÜZEL KİŞİLERİN KANUNİ TEMSİLCİLERİNİN VERGİSEL SORUMLULUĞU VE YENİDEN YAPILANDIRMANIN SORUMLULUĞA ETKİSİ


Gümüşkaya G.

Anayasa yargısı, cilt.43, sa.1, ss.39-110, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 43 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: Anayasa yargısı
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.39-110
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergisel sorumlulu- ğu; vergi hukuku, sorumluluk hukuku ve anayasa hukuku- nun kesişim noktasında yer almakla birlikte sınırları uygu- lamada belirsizleşmiş bir alandır. Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesi bu sorumluluğun yasal da- yanaklarını oluşturmakla birlikte özellikle tahsil olanaksızlı- ğı koşulunun yorumu, borcun ödenmemesinin sorumluluk doğurup doğurmadığı ve illiyet bağının kurulmasına ilişkin uygulama yeknesak değildir. Bu durum, verginin yasallığı il- kesine aykırı biçimde yasal düzenlemelerin kapsamının idari ve yargısal yorumlarla genişletilmesine yol açmaktadır. Bu çalışmada, kanuni temsilcilerin vergisel sorumluluğu anayasal ilkeler ve sorumluluk hukukunun temel esasları ışı- ğında incelenmekte; sorumluluğun kusura dayalı olarak ku- rulması gerektiği, tahsil olanaksızlığının iki düzenleme bakı- mından farklı anlamlar taşıdığı ve illiyet bağının temsilcinin müdahale alanı ile sınırlı değerlendirilmesi gerektiği ortaya konulmaktadır. Bu çerçevede borcun ödenmemesinin her durumda sorumluluk doğurmayacağı, aksi yöndeki yargısal yorumların yasal düzenlemeler ve anayasal ilkelerle uyumlu olmadığı değerlendirilmektedir. Ayrıca düzenlemelerin çeliş- kili yorumlara elverişli olması ve aynı temsil sıfatına yönelik olarak iki ayrı sorumluluk rejiminin uygulanması hukuki gü- venlik ve eşitlik ilkeleri bakımından eleştirel olarak incelen- mektedir. Çalışmada ayrıca kamu alacaklarının yeniden yapılandı- rılmasının hukuki etkileri ele alınmakta, bu süreçte ortaya çı- kan belirsizliklerin kanuni temsilcinin hukuki durumunu ön- görülemez hâle getirdiği ortaya konulmaktadır. Sonuç olarak sorumluluğun kapsamının açık, belirgin ve anayasal ilkelerle uyumlu yasal düzenlemelerle netleştirilmesi gerektiği savu- nulmaktadır.
The tax liability of legal entity representatives constitutes a field situated within the overlap of tax law, liability law, and constitutional law, yet its boundaries have become increasingly ambiguous in practice. Although Article 10 of the Tax Procedure Law and repeated Article 35 of the Law on the Collection Procedure of Public Receivables constitute the legal basis of this liability, in practice there is no uniformity, particularly with regard to the interpretation of the condition of impossibility of collection, whether the non-payment of the debt gives rise to liability, and the establishment of a causal link. This has led to an expansion of statutory provisions through administrative and judicial interpretations, contrary to the principle of legality of taxation. This study examines the liability of legal representatives in light of constitutional principles and the fundamental rules of liability law. It argues that such liability should be based on fault, that the notion of impossibility of collection carries different meanings under the two statutes, and that the causal link must be assessed only insofar as it falls within the representative’s sphere of influence. Accordingly, it is considered that non- payment should not automatically give rise to liability, and that judicial interpretations to the contrary are not compatible with statutory provisions and constitutional principles. Furthermore, the interpretative ambiguity of the provisions and the dual liability regimes applicable to the same representative capacity are evaluated critically in terms of legal certainty and equality. The study also analyses the legal effects of the restructuring of public receivables and demonstrates that the ambiguities arising in this process render the legal position of representatives unpredictable. It concludes that the scope of liability should be clarified through clear, precise, and constitutionally compliant.