Edebiyat, Dil ve Eğitim Araştırmalarında Yeni Yönelimler, Ömer Solak,Samet Doykun, Editör, Nobel Yayınevi, Ankara, ss.328-347, 2025
Rus gezgin- yazarlar, vakanüvisler XII. yüzyıldan başlayarak XVIII. yüzyıla kadar İstanbul’dan ’’Çargrad’’, ’’Çarların şehri’’ olarak söz ederler. Şehre verdikleri addan da anlaşıldığı üzere kralların kenti onlar için sadece bir coğrafi uzam değil, ‘‘tarihsel göreceliği’’ içeren, mitolojik anlamlar yüklenmiş bir uzamdır. Çalışmada, İstanbul kuşatmasına bizzat katılan, Slav kökenli Nestor İskender’in kaleme aldığı “İstanbul’un 1453 Yılında Türkler Tarafından Fethinin Hikâyesi” (Povest o vzyatii Tsargrada [1453] turkamı) adlı metinde yer alan efsanelere göstergebilimsel bir inceleme amaçlanmaktadır. Adı geçen yıllıkta olduğu gibi “Konstantin’in Şehrindeki Büyük İlahi Mabet Aya Sofya’nin Hikȃyesi’ adlı metinde de Aya Sofya’ya ilişkin efsaneler, R. Barthes’in kenosis kavramı ve göstergebilim kuramları çerçevesinde değerlendirilecektir. Metinlerde, tarihsel olaylar, efsaneler irdelenecek, Orta Çağ Rus gezginlerinin tarihsel olaylarda kadercilik anlayışına ışık tutulacaktır. Biçimsel olarak, Truva savaşı destanlarında olduğu gibi, burada da şiirsel (destansı) bir anlatım dili kullanıldığı konusuna vurgu yapılacak ve tarih ile retorik arasında derin etkileşimin nedenleri irdelenecektir. Bunun yanı sıra Nestor İskender’in Truva Savaşı ve İlyada’ya yapılan göndermeler içeren bölümler metinlerarası etkileşim temelinde yorumlanacaktır.