Artificial Intelligence, Representation, Language Models, Cognitive Science, and Applications in Psychiatry
Bağcılar Tıp Bülteni, vol.11, no.2, pp.164-176, 2026 (TRDizin)
- Publication Type: Article / Review
- Volume: 11 Issue: 2
- Publication Date: 2026
- Doi Number: 10.4274/bmb.galenos.2026.15807
- Journal Name: Bağcılar Tıp Bülteni
- Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Page Numbers: pp.164-176
- Istanbul University Affiliated: Yes
Abstract
The paper explores the issue of representation in artificial intelligence (AI) by linking technical models (symbolic, connectionist/hybrid) with Wittgenstein’s philosophy of language and delineates implications for cognitive science and psychiatric practice. The issue of representation remains at the core of developing trustworthy, interpretable systems and is closely tied with what is defined by AI—systems rationally behaving, human-like reasoners, or human-like actors. Representation formalisms hold, manipulate, and interpret knowledge in specific modes; shifting towards deeper learning and transformer constructions increased large language model’s ability in processing natural language. Wittgenstein’s picture theory and his language games open a window into how meaning is constructed in such models, making explainable AI imperative for transparency as much as for gaining trust. From a cognitive-scientific perspective, the key issue is how accurately AI can approximate human cognition. Skills such as multitask or few-shot learning or contextual inference are similarities between human learning abilities, but no current systems are in a position where they can interpret cultural context, “forms of life,” or multimodal meaning. Future quantum computing, integration of neuroscientific signals (e.g., electroencephalogram), and multimodal pipelines would possibly redesign representational frameworks and generate contextually more sensitive systems. For psychiatry, symbolic, connectionist, and hybrid methods already include applications such as depression detection, risk prediction for schizophrenia, and enhanced social interaction for individuals with dementia. Advancements for psychotherapy-directed descriptions of language can further raise utility. Integrating philosophical, technical, and clinical perspectives on representation can guide design for more interpretable, safe AI with clinical utility in psychiatry.
Bu makale, teknik modelleri (sembolik, bağlantısal, hibrit) Wittgenstein’ın dil felsefesi ile ilişkilendirerek yapay zekadaki (YZ) temsil sorununu incelemeyi ve bunların bilişsel bilim ve psikiyatri pratiği için çıkarımlarını vurgulamayı amaçlamaktadır. YZ’de temsil sorunu, güvenilir ve yorumlanabilir sistemler geliştirmede karşılaşılan temel zorluklardan biridir. Bu sorun, YZ’nin tanımıyla yakından ilişkilidir ve rasyonel davranış, insan benzeri düşünme ve insan benzeri davranış yaklaşımları üzerinden ele alınabilir. Sembolik, bağlantısal ve hibrit modeller gibi temsil yöntemleri, bilginin kodlanması, işlenmesi ve yorumlanması için farklı mekanizmalar sunar. İstatistiksel yaklaşımlardan derin öğrenme ve transformer tabanlı mimarilere geçiş, büyük dil modellerinin doğal dili işleme yeteneklerinde önemli ilerlemeler sağlamıştır. Wittgenstein’ın “resim kuramı” ve “dil oyunları” yaklaşımları, bu modellerde anlam inşasını anlamak için kavramsal bir çerçeve sunar. Açıklanabilir YZ, şeffaflık ve güvenin artırılması açısından kritik bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bilişsel bilim perspektifinden, YZ’nin insan bilişsel süreçlerini ne ölçüde taklit edebileceği konusu önemli tartışmalardan biridir. Çoklu görev öğrenme, az örnekle öğrenme ve bağlamsal anlam çıkarma gibi yetenekler, insan zihninin öğrenme biçimleriyle benzerlik gösterse de, YZ hala kültürel bağlamı, yaşam formunu ve çoklu modalite üzerinden anlamı tam olarak yakalamakta sınırlıdır. Gelecekte kuantum bilişim, sinirbilim verilerinin (örn, elektroensefalogram) entegrasyonu ve çoklu modalite sistemleri, temsil stratejilerini yeniden şekillendirme ve YZ’yi bilişsel bilim ile bütünleştirerek daha insan benzeri, bağlamı yakalayabilen yetenekler kazandırma potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, psikiyatri uygulamalarında kullanılan sembolik, bağlantısal ve hibrit yaklaşımlar oldukça önemlidir. YZ’nin depresyon tespiti, şizofreni riskinin öngörülmesi, demans bakımında sosyal etkileşimin artırılması gibi çok çeşitli klinik uygulamaları mevcuttur. Psikoterapi ve dil temsili alanındaki gelişmelerin gelecekte YZ’nin psikiyatrideki işlevselliğini artıracağı öngörülmektedir. Genel olarak, temsil sorununa ilişkin felsefi, teknik ve klinik bakış açılarının bütünleştirilmesi, psikiyatride daha yorumlanabilir, daha güvenli ve klinik açıdan daha yararlı YZ sistemlerine giden bir yol haritası sunar.