Birinci Uluslararası Rize Hukuk Sempozyumu, Rize, Türkiye, 25 - 26 Eylül 2025, ss.190-191, (Özet Bildiri)
2005 yılındaki Birleşmiş Milletler Dünya Zirvesi “Sürdürülebilirlik” kavramını üç boyutta ele almıştır: ekonomik, sosyal ve çevresel. Sürdürülebilirliğin sosyal yönü olarak, insana yakışır iş kavramı bağlamında işçilere adil bir çalışma ortamı sağlanması, özellikle kadın ve çocukların korunması, iklim değişikliği, yeşil dönüşüm çerçevesinde yeni iş imkânlarının yanı sıra, yaşanacak işsizlik de göz önüne alınarak adil geçişin sağlanması gibi hedefler öne çıkmaktadır.
Türkiye’nin de tarafı olduğu 2015 tarihli iklim değişikliğine ilişkin Paris Anlaşması’nın yanı sıra, AB Yeşil Mutabakatı, AB İş Sağlığı ve Güvenliği Stratejik Çerçevesi 2021-2027 gibi çalışmalarla uyumlu bir biçimde ülkemizde Ticaret Bakanlığı’nca hazırlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı 2021, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın İşgücü Piyasalarında Yeşil Dönüşüm başlıklı çalışma grubu raporu ve 7552 sayılı İklim Kanunu gibi kaynaklar çerçevesinde, Sürdürülebilirlik kavramının İş Hukuku’na olası etkileri bu çalışmada dört başlık altında toplanmıştır. Buna göre sırasıyla işverenlerin yükümlülüklerinin artması (mesela iklim değişikliği, enerji tasarrufu, verimlilik vs. hakkında işçilere eğitim verilmesi, İklim Kanunu gereği sera gazı emisyonu ölçümlerini bildirme, izin alma zorunluluğu, sürdürülebilirlik raporları hazırlama yükümlülüğü vs.) veya yeşil dönüşüm çerçevesinde çevrenin korunmasına veya iyileştirilmesine hizmet eden “yeşil işler”in yahut yenilebilir enerji, enerji verimliliği gibi yeni sektörlerin ortaya çıkması nedeniyle yeni iş alanlarının ortaya çıkması; bununla birlikte, çevreye zarar veren işletmelerin kapatılması veya faaliyetlerinin azaltılması mesela fosil yakıtların terk edilmesi halinde bazı işlerin elenmesi ve işsizlik riski; bazı işlerin ve/veya işyerlerini kapatılması, iş hacminin azaltılması gibi durumlarda işletmesel gereklerle fesih sebebi olarak sürdürülebilirliğin karşımıza çıkması; performans değerlendirme ölçütü olarak sürdürülebilirliğe katkı; sürdürülebilirlik bağlamında iklim değişikliği (mesela aşırı sıcaklar nedeniyle özelikle de inşaat ve tarım işçilerinin, turizm çalışanlarının güneş çarpması, deri kanseri gibi risklere karşı korunması, orman alanlarındaki yangın riski vs.), kimyasal maruziyetlerdeki değişim (mesela deprem riskinden korunmak ve konut ihtiyacı üzerine kentsel dönüşümün hız kazanması ile asbest gibi şu an yasaklı olan maddelere karşı maruz kalma riskinin artması) gibi nedenlerle İş Sağlığı ve Güvenliğindeki değişim ihtiyacı kısaca ele alınmıştır.
The United Nations World Summit in 2005 addressed the concept of “sustainability” in three dimensions: economic, social, and environmental. In terms of its social aspect, key objectives include ensuring fair working conditions for employees within the framework of the concept of decent work, protecting particularly women and children, addressing climate change, creating new job opportunities within the scope of green transformation, and ensuring a just transition in light of potential unemployment.
In harmony with the 2015 Paris Agreement on climate change, to which Turkey is a party, as well as the European Green Deal and the EU Strategic Framework on Health and Safety at Work 2021–2027, various national initiatives have also been introduced. Among these are the Green Deal Action Plan (2021) prepared by the Ministry of Trade, the report of the Presidency of Strategy and Budget titled Green Transformation in Labour Markets, and the Climate Law No. 7552.
Within the framework of these instruments, the potential impacts of the concept of sustainability on labour law are examined under four main headings in this study. These issues are briefly discussed in this study: accordingly, the emergence of new job opportunities due to increased employer obligations (e.g., training employees on climate change, energy savings, efficiency, etc., reporting greenhouse gas emission measurements as required by the Climate Law, the obligation to obtain permits, the obligation to prepare sustainability reports, etc.) or the emergence of “green jobs” or new sectors such as renewable energy and energy efficiency that serve the protection or improvement of the environment within the framework of the green transformation; the closure or reduction of activities of businesses that harm the environment, such has the abandonment of fossil fuels, may lead to the elimination of some jobs and the risk of unemployment; sustainability may emerge as a reason for termination due to operational requirements in situations such as the closure of certain jobs and/or workplaces or a reduction in business volume; contribution to sustainability as a performance evaluation criterion; the need for changes in occupational health and safety, particularly due to climate change (e.g., extreme heat causing risks such as sunstroke or skin cancer for workers in construction, agriculture, and tourism sectors, increased risk of forest fires, etc.), and changes in chemical exposure (e.g., due to accelerated urban transformation driven by earthquake risk and housing demand, increased exposure to banned substances such as asbestos).