Yeni Keynesgil Mönü Maliyetleri Modeli ve Eksik İstihdam Dengesi (New Keynesian Menu Cost Models and Keynesian Unemployment Equilibrium)


Creative Commons License

Hiç-Birol F. Ö.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası, cilt.52, sa.2, ss.85-100, 2002 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 52 Konu: 2
  • Basım Tarihi: 2002
  • Dergi Adı: İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası
  • Sayfa Sayıları: ss.85-100

Özet

‘70’li yıllardaki stagflasyon ortamında Keynesgil Sistem akademik çevrelerde gözden düşmüş, Monetarizm ve özellikle Yeni Klasik Okul yaygınlaşmıştı. ‘80’li yıllarda uygulama alanına geçirilen Monetarizm ve Yeni Klasik Okul’dan olumlu sonuç alınamamış, tersine işsizlik artmıştı. Bu nedenle ‘80’li yıllarda akademik çevrelerde Yeni Keynesgil İktisat yaygınlaşmaya başlamıştır.

Yeni Klasik iktisatçıların Keynesgil Sistem’i makroekonomik temellerden yoksun ve tam rekabet şartları varsayımı altında otomatik tam istihdam dengesi veren geleneksel mikroekonomik analiz ile tutarsız olduğu için eleştirmişlerdi.

Bu eleştirileri karşılamaya çalışan Yeni Keynesgil iktisatçılar Keynesgil talep yetersizliğinden doğan işsizliği mikroekonomik temellere oturtmaya çalışmışlar fakat geleneksel mikroekonomik analizi geçersiz kabul ederek eksik rekabet şartları ve aynı zamanda piyasalar arası eşgüdüm eksikliğine bağlamışlardır. Bu şartlar altında ve tüm ekonomik karar birimleri için Yeni Klasiklerin ileri sürdüğü rasyonel beklentiler hipotezini, yani işçiler de dahil herkesin ileri dönemlerde fiyat artışlarını doğru tahmin edecekleri, bunun için yeterli bilgiye sahip olabileceklerini kabul etsek bile ekonomi kısa dönemlerde Keynesgil talep yetersizliğinden doğan gayrı iradi işsizlik verebilecektir; bunu da Keynesgil para ve/veya maliye politikalarıyla giderebiliriz. Ekonominin uzun dönemde kendiliğinden tam istihdam, daha doğrusu, doğal işsizlik oranı noktasına yönelmesi ayrıdır.

Yeni Keynesgil iktisatçılar ERŞ altında ekonominin kısa dönemde Keynesgil talep yetersizliği vermesini çok sayıda çeşitli modellerle göstermişlerdir. Ortaya atılan bu modeller arasında en çok adı geçen modellerden biri de “Mönü Maliyetleri Modeli”dir. Bu model Mankiw ve aynı zamanda Akerlof ve Yellen tarafından ortaya atılmış ve birçok Yeni Keynesgil iktisatçı tarafından geliştirilmiştir.

Modele göre, ERŞ altında ve negatif eğimli bir talep eğrisi ile karşı karşıya olan bir firma, talepteki herhangi bir küçük daralma karşısında mutlaka hemen fiyatları düşürmez. Çünkü fiyatları değiştirmenin, bu değişimi müşterilere bildirmenin de bir maliyeti vardır: Mönü maliyeti. Bu durumda fiyatları düşürerek üretim ve istihdamın azalmasını önlemek yoluyla elde edilecek kâr mönü maliyetlerinden az ise firma fiyatları sabit tutar, üretim ve istihdam düzeyini düşürür. Böylece de kısa dönem için Keynesgil talep yetersizliğinden doğan işsizlik başgöstermiş olur. Yalnızca bu durum hem kısmî analiz ve şekiller yardımıyla hem de genel denge yaklaşımı ile gösterilmektedir.

Yazımızın sonunda Mönü Maliyetleri Modeli bir eleştiriye tabi tutulmaktadır ve şu sonuca varılmaktadır. Gerçi mönü maliyetleri bir ölçüde geçerlidir fakat, model fiyatları sabit tutmanın yol açacağı kâr kaybının bir dönem değil, uzun süreli olduğunu, üretim düzeyini düşürmenin de sabit sabit maliyetler getireceğini ihmal etmektedir. Bu durumda “Mönü Maliyetleri Modeli”nin geçerliliği sınırlıdır ve ekonomilerde rastlanan büyük işsizlikleri, depresyonları yalnızca “Mönü Maliyetleri Modeli” ile açıklamak olanaksızdır.

 

During the stagflation of  ‘70s Keynesian System fell from favor in the academic circles while Monetarism and, in particular, New Classical economics became widely spread. The years ‘80s witnessed implementation of economic policies in line with Monetarism and the New Classical School, but unemployment, far from being removed automatically, increased and recession deepened. Hence during this decade these two schools fell from favor in the academic circles and in the US academic circles a new school, New Keynesian economics began to take hold.

The new Classicals had criticized the Keynesian System severely because its macro analysis had no micro foundations and its result, i.e. unemployment due to lack of demand was inconsistent with the result of full employment reached in the traditional microeconomics which was based on perfect competition.

To meet this criticism of methodology, the New Keynesians went into microeconomics foundations of Keynesian macro analysis but they rejected the relevance of traditional microeconomics and instead accepted imperfectly competitive markets and lack of coordination between markets. These conditions would lead to Keynesian unemployment in the short run, if not in the long run. This would be cured by the implementation of Keynesian monetary and fiscal policies. In their analysis and models, New Keynesians also accepted the Rational Expectations Hypothesis of the New Classicals, which meant that all decision makers, including workers, could estimate future price increases and other future conditions correctly.

New Keynesians came up with many models explaining how Keynesian unemployment could arise under conditions of imperfect competition and also lack of coordination between markets. One such well-known model is the “Menu Costs Model” which was first advanced by Mankiw and also Akerlof and Yellen, and later developed by several other New Keynesian economists.

The Menu Costs Model works with firms under imperfect market conditions facing a negative demand curve. Supposing a fall in demand occurs that would lead firms to cut down prices. But in order to decrease prices, the firm has to incur fixed costs called “menu costs” such as preparing new price lists, reaching this new price information to customers, etc. Hence if decreasing the price and thus increasing profits under new demand conditions does not meet these costs, the firm will choose to keep the price fixed and instead will decrease production and employment. This is demonstrated in our article both with the aid of partial analysis and geometry and also with the aid of general equilibrium analysis and mathematics.

In conclusion, an evaluation and criticism of Menu Cost Model is offered. It is noted that the model neglects the fact that menu costs are incurred for once while profit loss due to keeping prices rigit continues over time. Hence, though the “Menu Costs Model” may be valid under certain conditions, its validity is limited. Therefore we cannot explain prolonged recessions and depressions with the aid of only the “Menu Costs Model”.