I. ULUSAL HLA İMMUNOGENETİĞİ VE TRANSPLANTASYON İMMUNOLOJİSİ KONGRESİ KONGRESİ , Antalya, Türkiye, 21 - 23 Kasım 2025, (Yayınlanmadı)
Giriş: Çölyak hastalığı
çoğunlukla HLA-DQ2.5 ve/veya DQ8 genotipleri ile ilişkili olmakla birlikte,
klinikte bu riskli DQ alellerini taşımayan bireylerde de hastalık
görülebilmektedir. Bu durum, klasik HLA aracılı patogenez dışında farklı immün
mekanizmaların rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Çalışmada, 2 riskli DQ
aleli taşımayan çölyak hastalarında inflammazom–piroptoz, otofaji-lizozomal
sistem, T-hücre aktivasyonu, immünregülasyon ve hücre göçü ile ilişkili bazı
SNP’lerin olası rolleri araştırılmıştır.
Yöntem: Çalışmaya 89 çölyak
hastası ve 99 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir. Periferik kandan DNA
izolasyonu yapılmış ve HLA-DQ genotiplemesi ile dahil edilme kriterleri
doğrulanmıştır. Seçilen SNP’ler inflammazom/piroptoz (IL18RAP rs917997, NLRP3
rs35829419), T-hücre aktivasyonu (TAGAP rs1738074), otofaji (FYCO1 rs2133660)
ve kemotaksi-hücre göçü (CCR3 rs6441961) yolaklarını temsil etmektedir. SNP
genotiplemeleri Real-Time PCR yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Genotip ve alel
dağılımları istatistiksel olarak değerlendirilmiş; biyolojik anlam literatür
desteğiyle yorumlanmıştır.
Sonuçlar ve Tartışma: Yaş açısından
gruplar arasında fark saptanmamış (p=0,324), cinsiyet dağılımı farklı
bulunmuştur (p=0,0019). İncelenen SNP’lerin çölyak ve kontrol grupları arasında
farklı dağılımlar gösterdiği görülmüştür. IL18RAP (rs917997) ve NLRP3
(rs35829419) genlerindeki T alelinin hasta grubunda daha sık izlenmiştir. TAGAP
(rs1738074) TC varyantının, hasta grubunda az gözlenmiştir. FYCO1 (rs2133660)
CC varyantının hastalarda az bulunmuştur. CCR3 (rs6441961) varyantında ise
özellikle TT genotipi hastalarda yüksek saptanmıştır. rs917997 ve rs35829419 T
alelinin artmış inflammazom aktivasyonu ile ilişkili olabileceği değerlendirilmiştir.
rs1738074 TC genotipi T-hücre sinyalleşmesi ve aktivasyonunu azaltacak yönde
bir dağılım sergilemiştir. rs2133660 CC varyantının otofaji akışında bozulma ve
buna bağlı mukozal inflamasyonla ilişkili olabileceği görülmüştür. rs6441961 TT
varyantında artmış Th2/eozinofil aracılı kemotaksi ve mukozal hücre göçü ile
uyumlu bir dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Bu bulgular, değerlendirilen
SNP’lerin hasta grubunda immün yanıtın farklı bileşenlerini etkileyebileceğini
düşündürmektedir.Çalışmamız, 2 riskli DQ alelini taşımayan çölyak hastalarında
hastalık gelişiminin yalnızca HLA aracılı mekanizmalarla açıklanamayacağını
göstermektedir. Bulgular, inflammazom aktivasyonu, piroptoz, otofaji-lizozomal
aks ve T-hücre yanıtında gözlenen farklılaşmaların alternatif bir immün eksene
işaret ettiğini ortaya koymaktadır. Literatürde DQ-negatif çölyak patogenezine
ilişkin veriler sınırlıdır; bu çalışma, bu grupta ayrı bir immün alt fenotip
olasılığını desteklemekte ve tanısal biyobelirteçler ile hedefe yönelik tedavi stratejilerine
yönelik araştırmalar için temel oluşturmaktadır. Bu çalışma, İstanbul
Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından
desteklenmiştir (Proje ID: 40295 ve Proje No: 40368).
Anahtar Kelimeler
: Çölyak Hastalığı , İnflammazom–Piroptoz ,
Otofaji–Lizozomal Aks , T-Hücre İmmünregülasyonu
Introduction:
Celiac disease is primarily associated with HLA-DQ2.5 and/or DQ8; however, some
patients lack these risk alleles, indicating that additional immune mechanisms
may contribute to disease development. This study examined SNPs linked to
inflammasome–pyroptosis, the autophagy–lysosomal system, T-cell activation,
immune regulation, and cell migration in celiac patients who do not carry two
risk-associated DQ alleles.
Methods:
Eighty-nine celiac patients and 99 healthy controls were included. DNA was
isolated from peripheral blood, and HLA-DQ genotyping confirmed eligibility.
The selected SNPs represented inflammasome/pyroptosis (IL18RAP rs917997, NLRP3
rs35829419), T-cell activation (TAGAP rs1738074), autophagy (FYCO1 rs2133660),
and chemotaxis–cell migration (CCR3 rs6441961). Genotyping was performed using
Real-Time PCR, and genotype/allele distributions were statistically evaluated
with biological interpretation based on the literature.
Results
and Discussion:
Age
did not differ between groups (p = 0.324), while sex distribution did (p =
0.0019). The SNPs showed distinct patterns between patients and controls. The T
allele of IL18RAP (rs917997) and NLRP3 (rs35829419) was more frequent in
patients. TAGAP rs1738074 TC and FYCO1 rs2133660 CC variants were less common
in the patient group. The CCR3 rs6441961 TT genotype was notably increased in
patients.
The
higher frequency of rs917997 and rs35829419 T alleles may reflect enhanced
inflammasome activation. The rs1738074 TC genotype suggests reduced T-cell
signaling, while the rs2133660 CC variant may indicate impaired autophagic flux
and mucosal inflammation. The rs6441961 TT genotype aligns with increased
Th2/eosinophil-driven chemotaxis and mucosal cell migration.
Collectively,
these findings suggest that the evaluated SNPs influence multiple components of
the immune response in this subgroup. Disease development in patients lacking
two DQ risk alleles cannot be fully explained by HLA-mediated mechanisms.
Alterations in inflammasome activity, pyroptosis, the autophagy–lysosomal axis,
and T-cell responses point to an alternative immune axis and support the
possibility of a distinct immune subphenotype in DQ-negative celiac disease.
This work provides a basis for future research on diagnostic biomarkers and
targeted therapeutic approaches.
This
study was supported by the Scientific Research Projects Coordination Unit of
Istanbul University (Project ID: 40295; Project No: 40368).
Keywords:
Celiac Disease; Inflammasome–Pyroptosis; Autophagy–Lysosomal Axis; T-Cell
Immune Regulation