Dijital Çağda Yalan ve Hakikat Olgusu


Ayaz A.

YETKİN DÜŞÜNCE Hakikatin Kaynağına Yolculuk , sa.33, ss.93-102, 2026 (Hakemsiz Dergi)

Özet

Çağımızda bilgiye erişmek, iletişim araçları ve internet vasıtasıyla geleneksel dönemle mukayese edilemeyecek düzeyde hızlı ve kolay bir hâl almıştır. Her geçen gün bir yenisi daha eklenen teknolojik cihazlar ve dijital platformların yaydığı bilgiler, hakikatle olan ilişkisi açısından sorgulanmayı gerektirir. Zira gerçekliğin boyut değiştirdiği ve hakikatin muğlaklaştığı bir toplumda bilgiye erişmekten ziyade, bilgi kirliliğinden arınmak ve doğru bilgiyi yalandan ayrıştırabilmek meselesi önem kazanmıştır. Günümüz toplumlarında ise bilginin doğruluğu yerine, sağladığı faydanın ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Post-truth  kavramıyla ifade edilen bu durum, “nesnel gerçeklerin kamuoyunu şekillendirmede duygulardan ve kişisel inançlardan daha az etkili olduğu” trajik bir sürecin yansıması olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşım, post-truth çağında hakikatin artık yegâne gerçeklik olmanın ötesinde göreceli bir boyuta evrildiği ve parçalanarak her bir bireye dağıldığını öne sürer. Hakikatin parçalanması ve göreliliğin ortaya çıkması, elbette postmodern dönemi yansıtan bir durumdur. Toplumun doğruluğu kanıtlanmış bilgileri bir kenara bırakarak ideolojisine uygun ve duygularına hoş gelen bilgiyi tercih etmesi, yalanın dönüştüğünün ve hakikatin boyut değiştirdiğinin göstergesidir. Medya ve dijitalleşmenin bu süreçteki etken rolü ise yadsınamayacak düzeydedir. Bu yazıda, sosyolojik bir bakış açısıyla günümüzde yalanın dönüşümünün, hakikatin göreceli hâle gelişinin ve kurgusal zeminde inşa edilen olgusallığın dijitalleşme ve sanal mecralarla olan ilişkisine dair değerlendirmelere yer verilmiştir.