Kemoterapi-Naive Metastatik Kastrasyona Dirençli Prostat Kanseri Hastalarında [177Lu]Lu-PSMA-617 Tedavisinin Etkinliğinin Değerlendirilmesi
38. ULUSAL NÜKLEER TIP KONGRESİ, İstanbul, Türkiye, 1 - 05 Nisan 2026, ss.106, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.106
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: Prostat spesifik membran antijeni (PSMA) hedefli radyoligand tedavisi,
metastatik kastrasyona dirençli prostat kanseri (mKDPK) yönetiminde etkin
bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, daha önce
kemoterapi almamış (KT-naive) mKDPK hastalarında [177Lu]Lu-PSMA-617
tedavisinin etkinliğini ve güvenilirliğini değerlendirmek; sonuçları taksan
bazlı kemoterapi almış (KT-pozitif) hasta grubuyla karşılaştırmaktır.
Yöntem: Çalışmaya 2015-2025 yılları arasında kliniğimizde mKDPK tanısıyla
en az 1 kür [177Lu]Lu-PSMA-617 tedavisi alan toplam 217 hasta (59 KT-
naive, 158 KT-pozitif) dahil edildi. Hastalar retrospektif olarak incelendi.
Tedavi etkinliği; PSA yanıt oranları (≥%50 düşüş), progresyonsuz sağkalım
(PFS), genel sağkalım (OS) ve PSMA tümör volümü (PSMA-TV) değişimi ile
değerlendirildi. 1. kür sonrası erken PSA yanıtının ve tedavi sürecindeki
volümetrik yanıtın sağkalım ile ilişkisi Kaplan-Meier ve Log-Rank testleri ile
analiz edildi. Güvenlik profili için CTCAE kriterlerine göre toksisite kaydedildi.
Bulgular: Medyan takip süresi tüm popülasyonda 11,8 ay (KT-naive: 10,7
ay, KT-pozitif: 12,5 ay) saptandı. KT-naive grubunun medyan yaşı (77,3
yaş; aralık: 56-90), KT-pozitif gruba (68,3 yaş; aralık: 45-90) göre anlamlı
düzeyde yüksekti (p<0,001). Volümetrik analizlerde (n=210), başlangıç
medyan tümör yükü (PSMA-TV) KT-naive grupta (280,5 mL), KT-pozitif
gruba (132,0 mL) kıyasla sayısal olarak belirgin düzeyde yüksek saptandı
(p=0,057). PSA yanıt oranı KT-naive grupta %42,4, KT-pozitif grupta %52,5
bulundu (p=0,24). Medyan PFS her iki grupta 7,1 ay (p=0,22) iken; medyan
OS KT-naive grupta 10,9 ay, KT-pozitif grupta 14,8 aydı (p=0,015). Tedaviye
volümetrik yanıt (PSMA-TV’de ≥%30 düşüş) sağkalım için güçlü bir prognostik
faktör olarak belirlendi; yanıt verenlerde medyan OS, vermeyenlere kıyasla
anlamlı uzundu (23,3 vs 13,8 ay; p<0,001). Volümetrik yanıt oranları KT-
naive (%37,8) ve KT-pozitif (%37,8) gruplarda benzer saptandı. Ayrıca PSA
yanıtı ile volümetrik değişim arasında güçlü korelasyon izlendi (r=0,77).
Benzer şekilde, 1. kür sonrası erken PSA yanıtı da kemoterapi öyküsünden
bağımsız güçlü bir sağkalım belirleyicisiydi (p<0,001). Erken yanıt veren
hastalarda hem medyan genel sağkalım (19,7 aya karşı 11,6 ay; p<0,001)
hem de progresyonsuz sağkalım (11,3 aya karşı 6,2 ay; p<0,001) anlamlı
derecede daha uzun saptandı. Semptomatik iyileşme (ağrı yanıtı), KT-naive
grupta sayısal olarak daha belirgin (%80,6’ya karşı %66,7) olmakla birlikte
istatistiksel olarak iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,21).
Derece 3-4 toksisite oranları her iki grupta düşük ve benzerdi (p>0,05).
Sonuç: Çalışmamız, [177Lu]Lu-PSMA-617 tedavisinin kemoterapi almamış ileri
yaşlı hastalarda, taksan bazlı kemoterapi almış daha genç hasta grubuyla
benzer PFS, biyokimyasal ve volümetrik yanıt sağladığını göstermektedir.
KT-naive gruptaki kısa OS süresinin, tedavi yetersizliğinden ziyade ileri yaş
faktörü ve istatistiksel sınırda (p=0,057) izlenen daha yüksek başlangıç tümör
yükü ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Hem erken PSA yanıtı hem de
volümetrik tümör yanıtı, kemoterapi durumundan bağımsız sağkalımın
güçlü belirleyicileridir. Bu bulgular, [177Lu]Lu-PSMA-617 tedavisinin tedavi
algoritmasında daha ön sıralara taşınması gerektiğini desteklemekte olup
tedavi paradigmalarını değiştirecek çok merkezli prospektif çalışmaların
gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: Prostat kanseri, lutesyum-177, PSMA, kemoterapi-
naive, teranostik