Derinlik ölçmede yeni bir teknik ve güncel gelişmeler


Doğan E., ALPAR Ş. B.

Deniz Bilimleri ve Coğrafya Enstitüsü Bülteni, cilt.7, ss.91-100, 1991 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 7
  • Basım Tarihi: 1991
  • Dergi Adı: Deniz Bilimleri ve Coğrafya Enstitüsü Bülteni
  • Sayfa Sayıları: ss.91-100

Özet

Ses dalgalarının su ortamında elektromanyetik ve ışık dalgalarına göre çok daha iyi yayılması nedeniyle akustik yöntemler, derinlik ölçme ve deniz tabanı morfolojisinin tanınmasında en etkin yeri tutmaktadır. Alışılagelmiş akustik sondaj yönteminde düşey doğrultuda yayılan akustik ışın demedi kullanılır. Buna karşılık yandan taramalı sonar diye bilinen yeni yöntemde, ana ekseni yatayın biraz altında olan eğik bir akustik ışın demedi kullanılır. Genellikle kalitatif yorumlanan ve son zamanlarda kantitatif neticeler üretilebilen bu yöntem, deniz tabanı jeolojisi ve jeoteknik araştırmalarda olduğu kadar artık yeterli hassaslıkta batimetrik harita çıkarımında da kullanılmaktadır. Ayrıca bazı hassas çalışmalarda yandan taramalı sonarların kullanılmaya başlanması, öncel çalışmalardaki ve haritalardaki bazı uygunsuzlukları ortaya çıkarmıştır.

 

Light, and indeed electromagnetic energy in general, can penetrate only a relatively thin water layer; acoustical energy, however, propagates much more favorably in water. Hence, acoustical imaging systems could provide a more complete underwater mapping systems similar to photogrammetry over land. Insonification of a far greater portion of the seabed than that of being achieved by conventional echo sounding has raised the importance of using side scan sonars. Although the system has been designed and used as a qualitative one, from the very beginning of its application the necessity was felt to map, thus to represent quantitatively, the information obtained from the image. In addition the use of side scan sonar in various critical surveys has highlighted the inadequacy of the surveys (and hence some of the charts) undertaken previously to meet current navigational requirements. Most of the results have given surprising discoveries even in areas that were adequately surveyed and charted.