Bir Nedensellik Öğrenme Görevi Kullanılarak Öngörülebilirlik ve Belirsizlik Hipotezlerinin Karşılaştırılması


Dilek S., Aydın A.

22. Ulusal Psikoloji Kongresi, Bursa, Türkiye, 3 - 05 Ekim 2025, ss.524, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Bursa
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.524
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş ve Amaç: Nedensellik öğrenme görevleri, insanlarda bağlantısal öğrenme prensiplerini çalışmak için sıklıkla kullanılmaktadır. Bu çalışmanın hedefi, bağlantısal öğrenme ve dikkat ilişkisini açıklamak için ortaya atılmış iki farklı hipotezi, bir nedensellik öğrenme görevi üzerinden karşılaştırmaktır. Öngörülebilirlik prensibine göre (predictiveness principle), belirli bir sonucun geleceğini tutarlı bir biçimde haber veren sinyal ya da uyaranlara yönelik dikkatin artması ve korunması gerekir. Buna bağlı olarak da bu güvenilir uyaranlara yönelik yeni bağlantıların daha hızlı öğrenilmesi beklenir. Belirsizlik prensibine göre (uncertainty principle) ise dikkatin, belirli bir sonucun geleceğini tutarsız bir biçimde haber veren sinyal ya da uyaranlara yönelik artması ve korunması gerekir. Bu görüşe göre, sonuç hakkında bilgi değeri belirsiz olan yani güvenilir olmayan uyaranların yeni bağlantılara çok daha çabuk girmesi gerekir. Öğrenme psikolojisi alanında insanlarla yürütülmüş araştırmalar, daha çok öngörülebilirlik ilkesini test etmiş ve destekleyen bulgulara ulaşmıştır. Nispeten az sayıda çalışma belirsizlik ilkesinin test etmiş olup bu ilkeyi destekleyen çok az sayıda veri yayınlanmıştır. Mevcut çalışmanın amacı, belirsizlik ilkesini destekleyen kanıtlar sunan Griffiths ve arkadaşları (2011)’in çalışmasını tekrarlayarak, bu çalışmanın bulgularının güvenilirliğini anlamaktır. Deney sonuçlarına ilişkin hipotezimiz, Griffiths ve arkadaşları (2011) tarafından bildirilen ve belirsizlik hipotezini destekleyen gruplar arası anlamlı farklılaşmanın bulgulanacağı yönündedir. Yöntem:Bu çalışmada, Griffiths ve arkadaşları (2011, Deney 2) tarafından yürütülmüş ve sonuçları belirsizlik prensibini destekleyen bir deneyin deseni temel alınmıştır. Bu amaçla, yaş ortalaması 23.58 (SD = 4.48) olan toplam 36 yetişkin katılımcı, iki gruba random şekilde atanmıştır. Deneyin eğitim aşamasında katılımcıların değişik meyve-alerji ilişkisini öğrenmelerini içeren bir nedensellik öğrenme görevi kullanılmıştır. Eğitim aşamasının ardından, Grup Değişim (Grup D) için hedef uyaran (belirli bir meyve görseli)-alerji ilişkisi değiştirilirken, Grup Negatif Transfer (Grup NT) için hedef uyaran alerji ilişkisi eğitim aşamasındaki şekli ile korunmuştur. Deneyin son test aşamasında ise her iki grubun hedef uyaran-yeni sonuç ilişkisini öğrenme hızları karşılaştırılmıştır. PsychoPy programı kullanılarak yürütülen deneyin tüm aşamalarında katılımcıların değişik meyve görsellerine yönelik yaptıkları alerji tahmin puanları, eminlik dereceleri, doğru-yanlış yanıtları ve reaksiyon süreleri kaydedilmiştir. Bulgular:Deneyin son aşamasında ulaşılan en kritik bulgular, 2 (Grup) × 5 (Deneme) karma desene uygun ANOVA ile analiz edilmiştir. Sonuçlar, grupların ilerleyen denemeler boyunca hedef uyaran yeni sonuç ilişkisine yönelik tahmin başarılarının anlamlı düzeyde arttığını göstermiştir. Ancak Griffiths ve arkadaşları (2011) tarafından rapor edilen bulguların aksine, Grup NT’nin hedef uyaran-yeni sonuç ilişkisine yönelik doğru tahmin puanları Grup D’ye kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek bulgulanmıştır. Ayrıca, yürütülen Mann-Whitney U testi sonuçlarına göre, Grup NT’nin son test aşamasındaki toplam doğru puanları, Grup D’den anlamlı düzeyde daha yüksek çıkmıştır.Deneyin ilk eğitim aşamasındaki tahmin ve doğru puanları tekrar incelenip katı bir öğrenme ölçütüne göre dört katılımcının verileri çıkarıldığında, son test aşamasındaki gruplar arası anlamlı farklılaşma kaybolmuştur. Tartışma ve Sonuç:Sonuç olarak, Griffiths ve arkadaşları (2011) tarafından ulaşılan sonuçlar tekrar edilememiş, belirsizlik hipotezi desteklenmemiştir. Olası sınırlılıklardan biri, bu çalışmada kullanılan değişik yiyecek görsellerinin, deneysel uyaran koşullarına atanmasında izlenen random dengeleme tekniğin optimal dengelenmeyle sonuçlanmamış olmasıdır. Ayrıca bu çalışmada, orijinal çalışmada kullanılan meyve görselleriyle aynı kategoride görseller kullanılmıştır. Bu görsellerin içerdiği meyvelerin, Türkiye örnekleminde farklı geçmiş yaşantılarla ilişkilendirilmiş olması sonuçlara karıştırıcı etki yapmış olabilir. Gelecekte yürütülecek benzer çalışmalarda, bu sınırlılıkları aşmak üzere önlem alınmasını önermekteyiz. Anahtar Kelimeler:Bağlantısal öğrenme, Nedensellik öğrenmesi, Belirsizlik prensibi, Öngörülebilirlik prensibi, Dikkat