TÜRKİYE’DE ÇEVRE HAKKININ ANAYASAL ETKİLİLİĞİ: ÜSTÜN KAMU YARARI SÖYLEMİ BAĞLAMINDA BİR DEĞERLENDİRME
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, sa.1, ss.779-827, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Dergi Adı: Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.779-827
- İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışma, Türkiye’de çevre hakkının anayasal etkililiğini “üstün kamu yararı” söylemi bağlamında incelemekte ve çevresel yararın anayasal sistem içindeki normatif konumunu yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Hâkim yaklaşımda çevre hakkı, ekonomik kalkınma ve diğer menfaatlerle dengelenen bir unsur olarak ele alınmakta; bu durum çevresel korumanın zayıflamasına yol açmaktadır. Çalışma, bu yaklaşımın teorik olarak yetersiz olduğunu ileri sürmekte ve çevresel yararın, diğer menfaatlerle dengelenen bir değer değil, bu menfaatlerin meşruiyet sınırlarını belirleyen anayasal bir “eşik norm” olarak kavranması gerektiğini savunmaktadır. Bu çerçevede çalışma, çevre hakkının uluslararası düzlemdeki normatif inşasını ortaya koymakta; ardından çevresel yararın anayasal ölçüt olarak konumlandırılmasını tartışmaktadır. Son olarak Türkiye’de çevre hakkının etkililiği, özellikle Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) rejimi ve idarenin “üstün kamu yararı” söylemi üzerinden analiz edilmektedir. Çalışma, çevre hakkının yalnızca tanınan bir hak değil, diğer hak ve menfaatlerin sınırlarını belirleyen kurucu bir anayasal ilke olarak yeniden düşünülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
This study examines the constitutional effectiveness of the right to environment in Türkiye within the framework of the “overriding public interest” discourse and aims to reassess the normative position of environmental interest within the constitutional system. The dominant approach treats environmental protection as an interest to be balanced against economic development and competing interests, which often results in the weakening of environmental safeguards. This study argues that such an approach is theoretically insufficient and proposes that environmental interest should be understood not as a balancing factor, but as a constitutional “threshold norm” that determines the limits of legitimacy of competing interests. In this context, the study first explores the normative construction of the right to environment in international law, then develops a theoretical framework positioning environmental interest as a constitutional standard. Finally, it analyzes the effectiveness of the right to environment in Türkiye through the Environmental Impact Assessment (EIA) regime and the administrative use of the “overriding public interest” discourse. The study concludes that the right to environment should be reconceptualized as a foundational constitutional principle that sets limits to competing interests.