Post-Truth Dönemde Hukuk: Birinci Ağır Sosyal Medya Mahkemesi


Çetiner M.

Presentation, pp.75-76, 2019

  • Publication Type: Other Publication / Presentation
  • Publication Date: 2019
  • Page Numbers: pp.75-76

Abstract

Post-Truth Dönemde Hukuk: Birinci Ağır Sosyal Medya Mahkemesi

Bilginin ve gerçeğin giderek değersizleştiği, iddianın hakikatle ilişkisinden çok kim tarafından nasıl sunulduğunun önem kazandığı bir dönemin tarifi için kullanılıyor post-truth. Bu dönemde kamuoyu, nesnel gerçekler ile değil; öznel yargılar ve kitlesel duygulanımların etkisiyle belirleniyor. Son bir kaç yılda kullanım sıklığında geometrik artışlar görülen post-truth kavramı Oxford Dictionaries tarafından belirlenen “yılın kelimesi” ünvanını da taşıyor.


İçinde bulunduğumuz iletişim-bilgi çağının sözün dolaşım kabiliyetini ve hızını olağanüstü boyutlara çıkarmasıyla, bu hıza uyumlu sosyal medya platformlarının kamuoyunun belirlenmesinde en önemli araçlardan biri haline geldiği söyleniyor. Doğası gereği anonimliğe müsaade eden ve bu haliyle toplum içerisinde yüksek perdeden konuşulamayan-sansürlenen duyguların daifadesine imkan tanıyan bu platformlar, bizleri her geçen gün hala hesap edilemeyen bir etkililiğe sahip olduğu gerçeğiyle baş başa bırakıyor. Öte yandan hukuk tanımlarında dahi yer alan toplumsallık ve “yaşayan bir yapı” gibi kavramlar, bizlere hukukun, kanun maddelerinin kuru izah ve uygulamasından fazlası; muhakemenin ise hukuk kültürünün elverdiği sınırlarda hakimin yorumuyla gelişebilen ve hatta değişebilen bir yapısı olduğunu düşündürüyor.


Muhakeme sürecinin temel insan faktörünü oluşturan hakim ve savcılar, yaşadığı şehir, okuduğu üniversite, mensup olduğu aile, yer aldığı sosyal çevre dolayısıyla toplumun bir parçasıdır ve toplumsal bağlarını farklı kanallar aracılığıyla canlı tutmak zorundadır. Dolayısıyla yargı mensupları da kamuoyunu ve sosyal medya mecralarını yakından takip ediyor, içerik üretiyor ve bu sürecin doğal sonucu olarak etkileyip/etkileniyorlar. Bu tebliğde sosyal medya platformlarının kamuoyunun oluşumunda sahip olduğu dönüştürücü güce işaret edilip bu gücün idari karar alma mekanizmaları ve yargı makamlarının hukuki muhakemesini nasıl etkilediğinin izleri gösterilmeye ve tartışılmaya çalışılacaktır.